ABD ve İsrail’den İran’a ortak operasyon: Bölge ateş altında

ABD ve İsrail, İran'daki askeri hedeflere "Aslan Kükremesi" operasyonu başlattı. Tahran'ın karşılık vermesiyle Körfez ülkelerine füzeler düştü, bölge genelinde tansiyon yükseldi.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

HABER MERKEZİ – ABD ve İsrail ordusu, 28 Şubat Cumartesi sabahı erken saatlerde İran’daki askeri tesislere karşı “Aslan Kükremesi” (Sha’agat Ha’ari) kod adlı geniş kapsamlı ve koordineli bir hava operasyonu başlattı. İran’ın batısındaki yüzlerce hedefin vurulduğu operasyonun ardından bölge ülkeleri alarm durumuna geçerken, Tahran’ın misilleme olarak fırlattığı füzelerin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar topraklarına düşmesiyle kriz derinleşti.

İran Operasyonu ve detayları

İsrail Hava Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, İran’ın batısındaki terör rejimiyle bağlantılı yüzlerce askeri hedefin ve füze fırlatma rampalarının imha edildiği belirtildi. “Aslan Kükremesi” operasyonu kapsamında ABD ile eş güdümlü hareket edildiği vurgulanırken, İsrail savunma sistemlerinin İran’dan gelen karşı saldırıları engellemek için aktif olduğu bildirildi.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonun ardından yaptığı açıklamada, “İsrail ve ABD, İran’daki terör rejiminden kaynaklanan varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için harekete geçti. Bu ortak operasyon, İran halkına kendi kaderini tayin etme fırsatı yaratacaktır” dedi.

Trump: Radikal diktatörlüğe geçit vermeyeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun başlamasının ardından yaptığı açıklamada, operasyonun ABD‘nin ulusal güvenlik çıkarlarını tehdit eden “radikal diktatörlüğü” durdurmak için “devasa ve devam eden bir müdahale” olduğunu belirtti. Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve diğer askeri güçlere silah bırakma çağrısında bulunarak, silah bırakanlara tam dokunulmazlık vadedileceğini duyurdu.

İran: Saldırı müzakere sürecinde gerçekleşti

İran tarafından yapılan açıklamada, askeri müdahalenin zamanlamasına dikkat çekildi. Tahran, uluslararası düzeni korumak ve gerilimi düşürmek amacıyla dolaylı müzakerelerin devam ettiği bir dönemde saldırıya uğradığını belirtti. Açıklamada, “İran milleti, güvenlik ve istikrarın sağlanması için ciddi müzakerelere girmiş ve diyalog yolunu açık tutmuştur. Ancak tehdit ve baskı karşısında asla boyun eğmemiştir” ifadeleri kullanıldı.

Diplomatik yolları denediklerini ancak savunma konusunda tereddüt etmeyeceklerini belirten yetkililer, “Nasıl ki müzakereye hazır olduysak savunmaya da hazırız ve her zaman hazır olacağız” mesajını verdi.

Meşru müdafaa vurgusu ve BM’ye çağrı

Tahran yönetimi, gerçekleştirilen hava saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu savundu. Söz konusu operasyonun “silahlı bir saldırı” niteliği taşıdığı ifade edilen metinde, İran’ın uluslararası hukuktan doğan haklarına atıfta bulunuldu:

  • Madde 51 vurgusu: Saldırıya karşılık vermenin BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında meşru bir hak olduğu belirtildi.
  • Güvenlik Konseyi’ne çağrı: BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) uluslararası barış ve güvenliği korumak adına derhal harekete geçmesi talep edildi.
  • İslam ülkelerine davet: Başta bölge ülkeleri ve İslam dünyası olmak üzere tüm BM üyesi devletlerin saldırıyı kınaması istendi.

Açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri’nin saldırganlara karşı tüm imkanlarıyla ve “pişman edici” bir şekilde yanıt vereceği uyarısı yinelendi.

Bölge ülkeleri hedef alındı: BAE ve Katar’a füze düştü

Operasyonun başlamasıyla birlikte bölgedeki diğer ülkeler de ateş hattında kaldı. Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, İran’dan atılan balistik füzelerin sivil yerleşim yerlerine düştüğünü ve bir sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı da topraklarının hedef alınmasını “egemenlik ihlali” olarak nitelendirerek kınadı ve yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Kuveyt ordusu ise hava sahasına giren füzelerin savunma sistemleri tarafından imha edildiğini bildirdi.

İran İsrail-ABD saldırıları hava yolu trafiği
Bölge genelinde uçuşlar askıya alındı.

Uluslararası toplumdan deeskalasyon çağrıları

Operasyon dünya genelinde büyük yankı uyandırırken, Avrupa Birliği (AB) ve diğer küresel aktörlerden açıklamalar gecikmedi.

  • Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen: Gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini belirterek, bölgedeki AB vatandaşlarının güvenliği için her türlü adımın atılacağını vurguladı.
  • Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) acil toplantıya çağırırken, nükleer ve balistik faaliyetlerin durdurulması için müzakere yolunun tek seçenek olduğunu ifade etti.
  • İspanya Başbakanı Pedro Sánchez: ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri eylemini reddettiğini belirterek, derhal gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu.

Almanya ve Avrupa’daki Türk toplumu için kritik uyarılar

Orta Doğu’daki bu tehlikeli tırmanış, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmen toplumu için de doğrudan etkiler yaratıyor. Bölgede akrabaları bulunan veya seyahat planı yapan vatandaşlar için güvenlik uyarıları artırıldı.

Türkiye’nin Abu Dabi Büyükelçiliği, BAE’de bulunan Türk vatandaşlarına teyakkuzda olmaları ve yerel makamların açıklamalarını yakından takip etmeleri uyarısında bulundu. Benzer şekilde, Almanya’daki sivil toplum kuruluşları da bölgedeki gerilimin Avrupa’daki enerji fiyatları ve güvenlik politikaları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor. Başbakan Friedrich Merz, gelişmeleri Avrupalı ortaklarıyla yakın temas içinde takip ettiklerini belirterek, bölgedeki Alman vatandaşlarının güvenliğinin öncelik olduğunu vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyı “uluslararası hukukun açık bir ihlali” olarak tanımlayarak, BM nezdinde girişimlerde bulunacaklarını ve saldırganlara “pişman edecek bir yanıt” verileceğini iddia etti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img