ABD, acil olmayan personeli İsrail’den tahliye ediliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, güvenlik riskleri nedeniyle İsrail’deki acil görevi bulunmayan personelin ve ailelerinin ülkeden ayrılmasına onay verdi.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

KUDÜS – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, 27 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı yeni seyahat uyarısıyla İsrail, Batı Şeria ve Gazze’deki güvenlik durumunun kritik seviyeye ulaştığını duyurdu. Yapılan resmi açıklamada, “güvenlik riskleri” gerekçe gösterilerek, Misyon İsrail bünyesinde çalışan ve acil görevi olmayan hükümet personelinin yanı sıra bu personelin aile üyelerinin ülkeden ayrılmalarına yetki verildiği belirtildi.

Seyahat uyarıları ve “Gidilmemesi Gereken” bölgeler

ABD hükümeti, bölgeyi risk kategorilerine ayırarak vatandaşlarını ve personelini uyardı. Güncellenen listeye göre riskli bölgeler şu şekilde sıralandı:

  • Gazze: Terörizm ve silahlı çatışma nedeniyle kesinlikle gidilmemesi gereken yerler listesinde.
  • Kuzey İsrail (Lübnan ve Suriye sınırı): Sınır hattının 4 kilometre yakınına kadar olan bölge, yoğun askeri hareketlilik nedeniyle “Girmeyin” kategorisinde.
  • Batı Şeria: Terörizm ve sivil karışıklıklar sebebiyle seyahat planlarının yeniden gözden geçirilmesi isteniyor.
  • Mısır Sınırı: Taba sınır kapısı hariç, sınırın 2,4 kilometre çevresi yüksek riskli ilan edildi.

Güvenlik durumu her an değişebilir

Dışişleri Bakanlığı, terörist grupların ve aşırı uçların turistik mekanları, ulaşım merkezlerini ve pazar yerlerini hedef alan saldırılar planlamaya devam ettiğini vurguladı. Yapılan açıklamada, “Güvenlik ortamı karmaşık ve hızlı bir şekilde değişebilir. Şiddet olayları hiçbir uyarı yapılmaksızın meydana gelebilir” ifadelerine yer verildi.

Bölgede bulunanlar için hayati tavsiyeler

Halen bölgede bulunan kişilerin yerel makamların talimatlarını yakından takip etmesi ve şu önlemleri alması öneriliyor:

  1. Sığınak konumlarını öğrenin: En yakın bomba sığınağının yerini tespit edin.
  2. Mobil uygulamalar: Roket ve füze saldırıları için gerçek zamanlı uyarı veren “Home Front Command Red Alert” gibi uygulamaları indirin.
  3. Kalabalıklardan kaçının: Gösteri ve kalabalık alanlardan uzak durun, kontrol noktalarında azami dikkat gösterin.
  4. İletişim planı: Acil durumlar için ailenizle bir iletişim ve tahliye planı hazırlayın.

ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği’nden de uyarı

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, “Türkiye’de seyahat ederken güvende ve haberdar kalın. ABD’nin Türkiye’deki Diplomatik Temsilciliğinden bildirim alabilmek için Smart Traveler Enrollment Program’a (STEP) kaydolun” açıklaması yapıldı.

Kanada da İran’daki vatandaşlarını uyardı: Derhal terkedin!

Bölgesel gerilimlerden kaynaklanan bir diğer uyarı da Kanada’dan geldi. İran’daki Kanadalılara yönelik yapılan açıklamada, “Devam eden gerilimler nedeniyle, bölgedeki düşmanlıklar çok az veya hiç uyarı yapılmadan yeniden başlayabilir. Eğer güvenli bir şekilde ayrılabiliyorsanız, İran’ı hemen terk edin. Seyahat belgelerinizin güncel olduğundan emin olun ve sığınmanız gerekmesi durumunda yeterli malzeme bulundurun” ifadeleri kullanıldı.

Cenevre’de diplomasi, sahada savaş hazırlığı

İsrail ve İran arasındaki gerilim, Orta Doğu tarihinin en kritik eşiklerinden birine dayanmış durumda. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) diplomatik kanalları açık tutma çabası ile İsrail’deki personelini tahliye etme kararı arasındaki tezat, bölgedeki durumun ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. İşte Cenevre’deki pazarlık masasından savaş cephesine uzanan sürecin köşe taşları:

Cenevre görüşmeleri: Diplomasi ve savaş arasındaki ince çizgi

İsviçre’nin Cenevre kentinde devam eden görüşmeler, uluslararası kamuoyu tarafından “felaketten önceki son çıkış” olarak nitelendiriliyor. ABD ve İranlı temsilciler arasındaki dolaylı temaslar, temel olarak İran’ın nükleer programının sınırlandırılması ve karşılığında yaptırımların esnetilmesi üzerine kurulu. Ancak İsrail yönetimi, Cenevre’den çıkacak olası bir uzlaşmanın İran’a zaman kazandıracağını savunarak askeri seçenekleri masada tutmaya devam ediyor. Deutschturk.com’un daha önce dikkat çektiği “uzlaşı mı, yoksa savaş mı” sorusu, bugün diplomatik masanın en somut çıkmazını oluşturuyor.

ABD ve İran Cenevre'de görüşüyor
ABD ve İranlı temsilciler arasındaki dolaylı temaslar, temel olarak İran’ın nükleer programının sınırlandırılması ve karşılığında yaptırımların esnetilmesi üzerine kurulu.

İsrail ve İran: Bölgesel güç rekabetinden doğrudan çatışmaya

On yıllardır “gölge savaşı” yürüten iki bölgesel güç, artık doğrudan karşı karşıya gelme riskini taşıyor. İran’ın bölgedeki vekil güçleri (Hizbullah, Husiler ve Suriye’deki milis gruplar) üzerinden yürüttüğü stratejiye karşı İsrail, “Ahtapot Doktrini” ile doğrudan İran topraklarını ve nükleer tesislerini hedef alabileceği sinyalini veriyor. ABD’nin İsrail’deki acil olmayan personelini tahliye etmesi, istihbarat raporlarının geniş çaplı bir füze saldırısı veya doğrudan bir askeri müdahale ihtimalini “yakın ve somut” olarak değerlendirdiğini gösteriyor.

Almanya ve Avrupa’daki göçmen toplumu için kritik eşik

Bölgedeki bir savaşın etkileri Orta Doğu sınırlarını aşarak doğrudan Avrupa’ya, özellikle de Almanya’ya uzanma potansiyeli taşıyor. Almanya’da yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli ve Orta Doğulu göçmen için bu durum iki temel risk barındırıyor:

  • Güvenlik ve Sosyal Uyum: Bölgedeki çatışmaların Avrupa metropollerine protestolar veya artan kutuplaşma olarak yansıması endişe yaratıyor.
  • Yeni Göç Dalgaları: Olası bir topyekûn savaşın, Suriye iç savaşından daha büyük bir göç dalgasını tetikleyebileceği öngörülüyor. Bu durum, Almanya’daki göçmen politikalarını ve sosyal yardım sistemlerini doğrudan etkileyebilir.
  • Enerji ve Ekonomi: Basra Körfezi’ndeki bir istikrarsızlık, küresel enerji fiyatlarını hızla tırmandırarak Avrupa’daki yaşam maliyetlerini artırabilir.

ABD’nin bölgedeki stratejik geri çekilmesi ne anlama geliyor

Washington yönetiminin personel tahliye kararı, sadece bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda olası bir çatışmada İsrail’in “hareket alanını genişletme” hamlesi olarak da okunabilir. ABD, diplomatik baskı ile İran’ı masada tutmaya çalışırken, bir yandan da sahadaki varlığını asgari düzeye indirerek olası bir misilleme saldırısında hedef olma ihtimalini azaltmayı amaçlıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img