KİEV – Ukrayna’da kısa süreli ateşkesin yankıları sürerken, Rusya Çarşamba gecesinden itibaren ülkeyi son dört yılın en kapsamlı hava saldırısı dalgasıyla vurdu. Perşembe gününün ilk saatlerinde Ukrayna’nın tamamında hava saldırısı sirenleri çalarken, başkent Kiev başta olmak üzere birçok şehir patlamalarla sarsıldı. Kiev’deki saldırılarda çok sayıda yaralı olduğu ve en az bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Selenskyj: 1.560 dron saldırısı düzenlendi
Ukrayna Devlet Başkanı Wolodymyr Selenskyj, saldırıların boyutuna ilişkin yaptığı açıklamada, başkent Kiev’de 20 farklı noktada hasar meydana geldiğini duyurdu. Selenskyj, Çarşamba gününden bu yana Rusya’nın toplamda 1.560 insansız hava aracı (İHA) ile saldırı gerçekleştirdiğini belirterek, yaşananları “terör” olarak nitelendirdi. Hasarın sadece başkentle sınırlı kalmadığı, Kiev çevresindeki yerleşim birimlerinde ve ülkenin iç kesimlerinde de yıkım olduğu aktarıldı.
Dört yılın en uzun hava saldırısı dalgası
Askeri uzmanlar, bu saldırının savaşın başlangıcından bu yana kaydedilen en uzun süreli ve yoğun hava operasyonlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Hem füze hem de dronların eş zamanlı kullanıldığı saldırıların, enerji altyapısını ve sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı belirtiliyor. Ukrayna Acil Servis birimleri, enkaz altında kalanları kurtarmak ve yangınları söndürmek için gece boyu aralıksız çalıştı.
Almanya’daki Ukraynalı mülteciler endişeli
Almanya’da yaşayan yaklaşık 1,2 milyon Ukraynalı sığınmacı, memleketlerinden gelen bu haberleri büyük bir endişeyle takip ediyor. Özellikle Federal Almanya Hükümeti’nin Ukrayna’ya yönelik askeri yardımları ve hava savunma sistemleri sevkiyatı konusundaki tartışmalar, bu son saldırı dalgasıyla birlikte yeniden alevlendi. Almanya’daki göçmen dernekleri, saldırıların ardından yeni bir göç dalgasının tetiklenebileceği konusunda yetkilileri uyarıyor.
Bölgesel güvenlik ve Avrupa’ya etkileri
Rusya’nın saldırılarını yoğunlaştırması, Avrupa’nın güvenlik mimarisi üzerindeki baskıyı artırıyor. NATO müttefikleri, Ukrayna’nın hava sahasını korumak adına yeni stratejiler geliştirirken, Almanya’da Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümetin savunma harcamaları ve mühimmat desteği konusundaki kararlılığı bu süreçte kritik rol oynuyor. Siyasi gözlemciler, Rusya’nın bu hamlesini Batı’nın kararlılığını test eden stratejik bir manevra olarak değerlendiriyor.


