NEUSS – Almanya’da yapılan son anketlerde Almanya için Alternatif’in (AfD) oyunun yüzde 30’lara yaklaşması, toplum genelinde olduğu gibi göçmen toplulukları ve spor kulüplerinde de endişeyle takip ediliyor. Özellikle genç yaştaki çocukların mücadele ettiği amatör futbol liglerinde ırkçı söylem ve davranışların 11 yaşındaki çocuklara kadar inmesi, sahalarda görev yapan antrenörlerin tepkisini çekiyor. VfR Neuss spor kulübünün genç takım antrenörleri Yıldırım Yılmaz ve Hewa Salahuddin, sahalarda uğradıkları ırkçılığı ve yaşadıkları zorlukları DeutschTürk’e anlattı.
Çocuk liglerinde ırkçılık tehlikesi
VfR Neuss D Genç Takım Antrenörü Yıldırım Yılmaz, son dönemde özellikle çocuk maçlarında karşılaştıkları yabancı düşmanı yaklaşımlara dikkat çekti. Karşılaştıkları hakaretlerin boyutunun her geçen gün arttığını belirten Antrenör Yılmaz, çocuk yaştaki sporcuların ve teknik kadroların bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade etti. Kulüp çatısı altında her kökenden çocuğa sporu sevdirmeye çalıştıklarını vurgulayan Yılmaz, saha kenarında yükselen ayrımcı seslerin toplumsal barışı zedelediğini belirtti.

Antrenör, “döner suratlı” diye hakaret etti
Son turnuvada karşı takım antrenörlerinin de saldırılarına maruz kaldıklarını belirten Antrenör Yılmaz, kendisine “döner suratlı” diye hakaret edildiğini belirterek, “Kulüp olarak federasyona gerekli başvurularımızı ve yazışmalarımızı yaptık. Bizimle iletişime geçtiler ve uğradığımız ayrımcılık ve hakaretlere dair bütün detayları kendilerine ileteceğiz. Umarım bizi de Disburg’a çağırırlar ve biz de masaya oturup bütün saldırıları detaylıca anlatabiliriz. Büyük ve genç kategorilerde saldırıların olduğunu görüyoruz zaten ancak kırmızı çizgimiz olan çocuklara kadar bu ırkçılık dalgası inince bir şeyler yapmamız gerekiyor. Çünkü çocuklarımız bizim kırmızı çizgimiz” dedi.
Politikadaki sağ yükselişin hayatın her alanında hissedilmeye başlandığını belirten Yılmaz, “Bu artık her alanda yaşanıyor. Sadece futbol değil. İş hayatında da böyle. Herkesin buna dur demesi gerekiyor. Eğer bunu durduramazsak, önümüzdeki yıllarda neler yaşayacağımız tahmin bile etmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.
Antrenörler sahada yalnız kalıyor
Kulübün bir diğer antrenörü Hewa Salahuddin ise spor sahalarında ırkçılığın artık gizlenemez bir boyuta ulaştığını söyledi. Antrenör Salahuddin, göçmen kökenli teknik adamlar ve futbolcular olarak sahaya çıktıklarında hedef alındıklarını ve federasyonların bu konuda daha caydırıcı adımlar atması gerektiğini savundu. Salahuddin, ırkçılığın amatör düzeyde engellenememesi durumunda gelecekte profesyonel spor dünyasında ve toplumsal yaşamda çok daha büyük kırılmalara yol açacağı uyarısında bulundu.
Şampiyonluk maçında hakem ve taraftar baskısı
Yaşanan skandalı DeutschTürk’e anlatan VfR Neuss D Genç Takım Antrenörü Hewa Salahuddin, 30 Mayıs’ta rakip takıma karşı oynadıkları şampiyonluk maçında daha sahaya adım atar atmaz gergin bir atmosferle karşılaştıklarını belirtti. Karşı takım antrenörünün maçı bir “var oluş” mücadelesine çevirdiğini aktaran Salahuddin, resmi olarak atanmayan ve rakip kulüpten olan hakemin taraflı yönetimiyle karşılaştıklarını söyledi. İlk yarıyı önde kapatmalarına rağmen, ikinci yarıda uydurma penaltılar ve haksız ofsayt düdükleriyle maçın sabote edildiğini dile getiren Salahuddin, saha kenarındaki ırkçı müdahalelerin ise bardağı taşıran son damla olduğunu vurguladı.

Saha kenarından ırkçı sloganlar yükseldi
Karşılaşmanın son anlarında saha dışındaki yetişkinlerin çocukları hedef aldığını ifade eden Salahuddin, yaşanan ırkçı skandalı şu sözlerle aktardı:
“İlk yarı olağanüstü oynadık. 2-0 öndeydik. İkinci yarı hakemlerin, yani hakemin onlardan olduğunu ve resmi olarak görevlendirilmediğini fark ettik ve sonra işte penaltıya sebebiyet verdi. Hiç penaltı değildi. Sürekli ofsayt düdüğü çaldı, onlara değil bize, karşılıklı olarak.
Ve sonra durumu iki iki yapana kadar uğraştı ve ardından onlar üç iki yapana kadar maçı hâlâ oynatmaya, daha da oynatmaya devam etmek istedi. Ama sonunda iki iki bitti. Saha dışındaki ebeveynler içeriye doğru ‘AfD’ye oy verin, yabancılar dışarı’ diye bağırmaya başladı. Bunu duyan karşı takımın çocukları da bu sözleri defalarca yüksek sesle tekrar etti. Maç içinde çocuklarımızı darp ettiler, hakaret ettiler ve hakem hiçbir şey yapmadı. Maç bittiğinde ise elimizi bile sıkmadan sahadan ayrıldılar.”
Irkçılık amatör futbolun ruhunu zedeliyor
Spor sahalarında ve özellikle çocuk yaş gruplarında ırkçılığın hiçbir yeri olmaması gerektiğini belirten Salahuddin, federasyonların ve yetkililerin bu duruma karşı daha net tedbirler alması çağrısında bulundu. Amatör kulüplerde çocukların geleceği için tamamen gönüllülük esasıyla çalıştıklarını hatırlatan deneyimli antrenör, “Biz bu işi gönüllü yapıyoruz ve burada adeta bir Birleşmiş Milletler gibiyiz. Takımımızda her ülkeden, her kökenden çocuk var. Irkçılık sahalara ait bir şey değil” diyerek göçmen çocukların maruz kaldığı tehlikeye dikkat çekti.


