ÉVİAN – Fransa’nın Évian kentinde küresel liderleri bir araya getiren G7 Zirvesi, diplomatik görüşmelerin yanı sıra renkli bir anlara da sahne oldu. Başbakan Friedrich Merz, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’a sürpriz bir doğum günü hediyesi verdi. Liderlerin bir çalışma toplantısı öncesinde bir araya geldiği sırada gerçekleşen bu jest, uluslararası basın mensupları ve zirve katılımcıları tarafından ilgiyle takip edildi.
ABD Başkanı için 47 numaralı özel milli takım forması
Başbakan Merz, resmi oturum başlamadan hemen önce liderlerin oturduğu konferans masasında Donald Trump’a Almanya federal futbol takımının (DFB) resmi formasını takdim etti. Cumhuriyetçi lider Trump’ın doğum günü vesilesiyle hazırlanan özel formanın arkasında “Trump” ismi ile ABD’nin 47. başkanı olmasına atıfta bulunarak seçilen “47” numarasının yer alması dikkat çekti. Sürpriz hediyeyi masasında kabul eden Trump, Başbakan Merz’e bu düşünceli jestinden dolayı teşekkürlerini iletti. Öte yandan, zirve kulislerinden edinilen bilgilere göre, iki lider arasında şu ana kadar resmi bir ikili baş başa görüşme (Zweiergespräch) programının planlanmadığı bildirildi.
Diplomatik jestlerin Avrupa’daki göçmen toplumu ve Türk esnafına yansımaları
G7 liderleri arasında yaşanan bu tür diplomatik yakınlaşmalar ve jestler, Almanya başta olmak üzere Avrupa genelinde faaliyet gösteren göçmen kökenli ve özellikle Türkiye kökenli işletmeler ile gurbetçi toplumu için de dolaylı bir sembolik değere sahip. Transatlantik ilişkilerin, yani Avrupa ile ABD arasındaki ticari ve siyasi bağların yumuşak diplomasi adımlarıyla güçlenmesi, küresel piyasalarda istikrarı destekleyerek göçmenlerin yoğun olarak faaliyet gösterdiği uluslararası lojistik, otomotiv yan sanayisi, turizm ve perakende gibi sektörlerdeki Türk işletmecilere güven veriyor.
Ayrıca, Kuzey Amerika’da devam eden Dünya Kupası heyecanının sürdüğü bu günlerde, Başbakan Merz’in diplomasi masasına futbol temalı bir DFB forması taşıması, Almanya genelindeki göçmen kulüpleri ve Türk spor dernekleri arasında da sempatiyle karşılandı. Göçmen toplumu temsilcileri, sporun ve futbolun sınırlar ile siyasi görüşler ötesi bir birleştirici güç olarak uluslararası arenada en üst düzeyde kabul görmesinin, Avrupa’daki çok kültürlü diaspora gençliğinin spor yoluyla uyum sağlama süreçlerini de pozitif yönde motive ettiğini vurguluyor.


