HAMBURG – Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, ağır suçlardan hüküm giymiş 32 Afganistan vatandaşının ülkelerine geri gönderilmesine yönelik eleştirileri kesin bir dille reddetti. Leipzig/Halle Havalimanı’ndan kalkan özel bir charter uçuşuyla Kabil’e gönderilen grupta tecavüz, cinayet ve çocuk istismarı gibi ağır suçlardan ceza almış kişilerin bulunduğu bildirildi.
Dobrindt, Afgan suçluların sınır dışı edilmesini savundu
Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) üyesi olan İçişleri Bakanı Dobrindt, yapılan operasyona yönelik eleştirilere sert tepki gösterdi. Bakan Dobrindt, Kabil’e gerçekleştirilen uçuşun ardından gelen tepkilere karşı geri adım atmayacağını belirtti. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada kararlılık mesajı veren Dobrindt, “Burada ağır suçlar işlemiş ve hapis cezasını çekmiş insanlardan bahsediyorum. Bu kişileri cezalarını tamamladıkları an hapishane kapısından alıp sınır dışı gözaltına götürüyor ve ardından Kabil’e geri uçuruyoruz” dedi. Dobrindt, ülkede suç işleyenlerin toplumda kalma hakkı olmadığını vurgulayarak, “Burada suç işleyenlerin yeniden toplumumuza dönme hakkı yoktur” ifadesini kullandı.
Sınır dışı edilenlerin suç dosyası kabarık
Federal İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, salı gecesi düzenlenen operasyonda sınır dışı edilenlerin tamamı ciddi suçlardan mahkum olmuş kişilerden oluşuyor. 32 kişilik grupta tecavüz, cinayet ve çocukların cinsel istismarının yanı sıra uyuşturucu ticareti ile nitelikli yağma gibi suçlardan hapis yatan hükümlülerin yer aldığı belirtildi. Operasyon, kamu güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı kararlı bir hukuki adım olarak nitelendirildi.
Göçmen toplumu için güvenlik ve algı boyutu
Almanya’da yaşayan göçmen toplulukları ve özellikle Türk toplumunun yoğun olduğu bölgelerde bu tür sınır dışı operasyonları yakından takip ediliyor. Ağır suç işleyen yabancı uyrukluların sınır dışı edilmesi, bir yandan genel kamu güvenliğini artırmaya yönelik bir adım olarak görülürken, diğer yandan göçmen karşıtı popülist söylemlerin önünü kesmesi açısından büyük önem taşıyor. Göçmen dernekleri, suç işleyen bireyler ile yasalara saygılı bir şekilde yaşayan milyonlarca göçmenin birbirinden net bir şekilde ayırt edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür kararlı adımların, toplumdaki huzur ortamını güçlendirmesi ve göçmenlere yönelik genel algıyı olumlu etkilemesi bekleniyor.


