BERLİN – Kamuoyu araştırma şirketi YouGov, Almanya genelinde gerçekleştirdiği son seçim anketinde dikkat çekici sonuçlar elde etti. Haziran 2026 verilerine göre sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) oy oranını yüzde 29’a çıkararak birinci sıradaki yerini sağlamlaştırırken, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) yüzde 20’ye gerileyerek sert bir düşüş yaşadı. Anket sonuçlarına göre AfD, CDU/CSU karşısında tarihi bir üstünlük elde etti ve iki siyasi blok arasındaki oy farkı rekor kırarak 9 puan düzeyine ulaştı.
Siyasi partilerin güncel oy oranları
Anket sonuçlarına göre iktidar ortaklarından Sosyal Demokrat Parti (SPD) 1 puan kaybederek yüzde 12 ile YouGov anket tarihindeki en düşük seviyesine geriledi. SPD, oy oranını 1 puan artıran Sol Parti (Die Linke) ile aynı seviyeye geldi. Diğer partilerin oy dağılımı ise ankette şu şekilde sıralandı:
- Yeşiller (Die Grünen): Yüzde 14 (+1)
- Hür Demokrat Parti (FDP): Yüzde 5 (+1)
- Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW): Yüzde 4 (Değişmedi)
- Diğer partiler: Yüzde 5
Weidel: Almanya değişim istiyor
Anket sonuçlarının açıklanmasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunan AfD Eş Başkanı Alice Weidel, elde edilen sonucu kutladı. Weidel, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Union yüzde 20’ye düşerken, AfD’miz yüzde 29 ile 9 puanlık bir fark yakaladı. Almanya siyasi değişim istiyor, biz hazırız!”.
Göçmen toplumu için anket ne anlama geliyor?
AfD’nin yüzde 29 oy oranına ulaşarak birinci parti konumunu güçlendirmesi, ülkede yaşayan göçmen kökenli nüfus ve özellikle Türk toplumu tarafından yakından izleniyor. Sağ siyasetin bu denli güç kazanması; göçmen hakları, çifte vatandaşlık uygulamaları ve entegrasyon süreçleri konusunda daha katı politikaların gündeme gelebileceği endişesini doğuruyor. Özellikle göçmenlerin haklarını geleneksel olarak destekleyen SPD ve Yeşiller gibi partilerin zayıflaması, gelecekte kurulabilecek hükümet senaryolarında göçmen toplumunun siyasi temsiliyetini ve toplumsal taleplerini doğrudan etkileyebilir.
Vatandaşlar futbolda siyaset istemiyor
Ankette siyasi eğilimlerin yanı sıra 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenleyeceği Futbol Dünya Kupası’na yönelik halkın beklentileri de mercek altına alındı. Araştırmaya katılan vatandaşların yüzde 65’i futbol turnuvası ile siyasetin kesin bir şekilde birbirinden ayrılması gerektiğini düşünüyor.
Siyaset ve sporun ayrılması fikrine en büyük destek yüzde 82 ile AfD seçmenlerinden gelirken, CDU/CSU destekçilerinin yüzde 74’ü ve SPD seçmenlerinin yüzde 55’i bu görüşe katılıyor. Buna karşın Sol Parti (yüzde 41) ve Yeşiller (yüzde 34) seçmenlerinin yarısından azı sporun siyasetten tamamen soyutlanmasını talep ediyor.
Ev sahibi ülkelerin iç siyaseti haberleştirilmeli mi?
Dünya Kupası yayınlarında ev sahibi ülkelerin siyasi durumunun ele alınması konusunda ise kamuoyu bölünmüş durumda. Katılımcıların yüzde 45’i ev sahibi ülkelerdeki siyasi gelişmelerin aktarılmasını önemli bulurken, yüzde 41’i buna karşı çıkıyor. Bu konuya en çok önem veren kesim yüzde 71 ile Yeşiller ve yüzde 60 ile Sol Parti seçmenleri olurken; AfD seçmenlerinin sadece yüzde 24’ü siyasi içerikli spor haberciliğini destekliyor.


