CDU içinde AfD çatlağı: Koalisyon olursa istifa ederiz

Doğu eyaletlerindeki kritik seçimler öncesinde anketlerde AfD'nin ilk sırada çıkması Union kampında tansiyonu yükseltti. Önde gelen bakanlar net bir sınır çizilmesini istiyor.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

BERLİN – Doğu Almanya eyaletlerinde yapılacak kritik parlamento seçimlerine birkaç ay kala, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) içinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ile olası bir iş birliğine yönelik tartışmalar sertleşti. Partinin ağır topları, AfD ile herhangi bir ortaklık kurulması durumunda üyelikten istifa edeceklerini açıklayarak federal yönetime net bir rest çekti.

Önde gelen bakanlardan net istifa resti

Kuzey Ren-Vestfalya Çalışma Bakanı Karl-Josef Laumann ve İçişleri Bakanı Herbert Reul, AfD ile bir koalisyon kurulması halinde bunun CDU için son anlamına geleceğini vurguladı. Her iki deneyimli siyasetçi, böyle bir ittifakın gerçekleşmesi durumunda partilerinden derhal istifa edeceklerini ilan etti.

AfD’yi “demokrasiye yönelik en büyük tehdit” olarak nitelendiren CDU’lu bakanlar, partinin kırmızı çizgilerinin korunması gerektiğinin altını çizdi. Esasen CDU’nun halihazırda yürürlükte olan resmi bir parti meclisi kararı bulunuyor. Bu karar, hem AfD hem de Sol Parti (Die Linke) ile herhangi bir koalisyon veya benzeri bir iş birliği kurulmasını kesin bir dille yasaklıyor.

Doğu eyaletlerindeki anketler baskıyı artırıyor

Siyasetçilerin bu sert çıkışlarının arkasında, yaklaşan eyalet seçimlerine yönelik kamuoyu araştırmaları yatıyor. Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimler öncesinde yayımlanan anketlerde AfD, bazı bölgelerde rakiplerinin açık ara önünde ilk sırada yer alıyor.

Bu durum, seçimlerin ardından parlamentolarda çoğunluk sağlanmasını zorlaştırırken, bir azınlık hükümeti kurulması ya da AfD’nin dışarıdan desteğine muhtaç kalınması gibi senaryoları gündeme getiriyor. Bu matematiksel zorunluluklar, CDU tabanında ve yerel teşkilatlarda “AfD ile esneklik gösterilebilir mi?” sorusunu doğurduğu için federal düzeydeki baskı her geçen gün büyüyor.

Almanya’daki göçmen toplumu için ne anlama geliyor?

CDU içindeki bu net duruş ve AfD’ye karşı çizilen sert kırmızı çizgiler, Almanya’da yaşayan göçmen kökenli topluluklar için hayati bir önem taşıyor. Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) tarafından bazı eyalet teşkilatları “kesinleşmiş sağ radikal” olarak sınıflandırılan AfD’nin iktidar ortağı olması veya hükümet senaryolarında söz sahibi haline gelmesi, göçmenlerin oturum hakları, çifte vatandaşlık süreçleri ve sosyal güvenlik alanlarındaki kazanımları doğrudan tehdit edebilir.

Uzmanlar, CDU’lu bakanların bu sert çıkışının, göçmen kökenli seçmenlerin demokratik merkez partilere olan güvenini sürdürebilmesi açısından kritik bir güvence olduğunu belirtiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img