BERLİN – Almanya, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilişkilerinde dikkatli bir denge politikası uyguluyor. Berlin, Ankara’yı tamamen karşısına almak yerine işbirliği kanallarını açık tutmayı hedefliyor. Ancak bu strateji, insan hakları ihlalleri, göç politikası ve iç siyasetteki baskılar nedeniyle tartışma yaratıyor.
Türkiye, NATO’daki rolü, göç yönetimi ve enerji güvenliği açısından Avrupa için stratejik önem taşıyor. Bu nedenle Almanya, Erdoğan yönetimiyle doğrudan çatışmak yerine, diyalog yoluyla etki kurmayı tercih ediyor.
Ancak Alman kamuoyunda hükümete yönelik eleştiriler artıyor. Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri, Berlin’in Ankara karşısında “fazla yumuşak” kaldığını savunuyor.
Öbür taraftan, Türkiye’ye sözü verilen Eurofighter uçakları, artan mülteci sorunları ve devam eden Rusya-Ukrayna savaşı gibi faktörler, Berlin hükümetinin izlemeye çalıştığı denge politikasını önemli ölçüde zorluyor. Bu çerçevede gerçekleşecek Merz ile Erdoğan görüşmesi de, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu ve gelecekteki yönelimlerini anlamak açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Görüşmenin, hem savunma sanayii alanındaki iş birliği hem de göç yönetimi konularında yeni bir diyalog zemini oluşturup oluşturmayacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.
Yaklaşık 50 milyar avroluk ticaret hacmi ve Almanya’da yaşayan 8 milyonu aşkın Türkiye kökenli nüfus, iki ülke arasındaki bağları daha da karmaşık hale getiriyor.
Berlin şimdi zorlu bir soruyla karşı karşıya.
Erdoğan’la işbirliği sürerken, ilkelerden nasıl taviz verilmeyecek?


