DOHA – Federal Şansölye Friedrich Merz, göreve gelmesinin ardından gerçekleştirdiği ilk geniş kapsamlı Körfez turuyla Berlin’in dış politika rotasını daha pragmatik bir çizgiye taşıyor. Suudi Arabistan‘daki temaslarının ardından Katar’a geçen Merz, enerji zengini bu ülkelerle ilişkileri “yeni bir seviyeye” taşımak istediğini vurguladı. Şansölye’nin bu hamlesi, özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin’e olan ekonomik ve stratejik bağımlılığı azaltma hedefiyle doğrudan bağlantılı olarak yorumlanıyor.
Almanya, ABD ve Çin’e alternatif arıyor
Şansölye Merz, küresel dünya düzenindeki değişimlere dikkat çekerek Almanya’nın kendi çıkarlarını korumak için daha geniş bir müttefik ağına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) konusunda %90’ın üzerine çıkan ABD bağımlılığı, Berlin yönetimi için temel bir risk alanı olarak görülüyor.
Merz, Doha’da yaptığı açıklamada, “Büyük güçlerin siyaseti giderek daha fazla domine ettiği bir dönemde, bu tür stratejik ortaklıklara her zamandan daha fazla ihtiyacımız var” ifadelerini kullanarak Körfez ülkelerini “güvenilir ortaklar” olarak tanımladı.

Enerji ve savunma sanayii ön planda
Ziyaretin ajandasında iki ana başlık öne çıkıyor: Enerji arz güvenliği ve savunma sanayii iş birliği.
- Enerji Çeşitliliği: Almanya, Rus gazının kesilmesinin ardından enerji portföyünü çeşitlendirmek istiyor. Bu kapsamda Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile uzun vadeli LNG ve geleceğin enerjisi olarak görülen yeşil hidrojen projeleri üzerinde duruluyor.
- Silah İhracatında Yeni Dönem: Önceki hükümetlerin insan hakları endişeleriyle kısıtladığı silah satışları konusunda Merz hükümeti daha esnek bir tutum sergiliyor. Suudi Arabistan’ın ilgilendiği A400M askeri nakliye uçakları ve diğer savunma projeleri masadaki en hassas konular arasında.
Suudi Arabistan, Almanya için iyi bir “pazar”
Suudi Arabistan ziyareti sonrası X hesabından açıklamalarda bulunan Merz, “Suudi Arabistan’ın ekonomik, kültürel ve sosyal modernleşmesi, ülkeyi Alman sanayisi için cazip bir pazar haline getiriyor. Suudi devlet varlık fonu Almanya’ya önemli ölçüde yatırım yaptı. Biz de bunu Almanya’daki büyüme için kullanmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Katarla enerji anlaşmasını genişletmeyi planlıyoruz”
Katar temaslarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Merz, Katar’dan son birkaç yıldır doğal gaz (LNG) tedarik ettiklerini ve bunu genişletmeyi planladıklarını söyledi. Şansölye, “Katar bizim için önemli ve güvenilir bir ortaktır. Birkaç yıldır bu ülkeden sıvılaştırılmış LNG tedarik ediyoruz ve bunu genişletmeyi planlıyoruz. Bu, bağımlılıklarımızı azaltacak ve Almanya’da güvenilir bir enerji tedarikini sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
İnsan hakları eleştirilerine “kapalı kapı” diplomasisi
Körfez ülkelerindeki insan hakları ihlalleri nedeniyle Almanya’da yükselen eleştirilere de yanıt veren Merz, bu konuları “parmak sallayarak” değil, karşılıklı saygı çerçevesinde görüştüklerini ifade etti. Şansölye, insan hakları konularını tüm görüşmelerinde dile getirdiğini ancak bu diyalogların “kapalı kapılar ardında” yürütülmesinin daha sonuç odaklı olduğunu savundu.
“Ortaklarımızın tamamı bizimle aynı değerleri paylaşmıyor olabilir ancak anlaşmalara güvenilen ve birbirine saygı duyulan bir dünya düzeni ihtiyacında hemfikiriz.” — Friedrich Merz
Bölgesel istikrar ve İran dosyası
Körfez turu aynı zamanda bölgede artan İran gerilimiyle de kesişiyor. Merz, Tahran yönetimine yönelik üç temel talebini yineledi: Kendi halkına yönelik şiddeti durdurması, nükleer silah programına son vermesi ve bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini bitirmesi. Şansölye, Körfez ülkelerinin bu konuda dengeleyici bir rol oynayabileceğine inanıyor.


