GELSENKIRCHEN – Gelsenkirchen kentindeki Sparkasse şubesinde gerçekleşen ve kiralık kasaların yüzde 90’ının boşaltıldığı 30 milyon Euro’luk dev vurgunun gündemdeki yankıları sürüyor. Olayın ardından yüzlerce mağdur, özellikle de birikimlerini kaybeden gurbetçi aileler ve yeni evli çiftler büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı.
Gelsenkirchen’de yaşanan ve yaklaşık 3.200 kiralık kasanın boşaltıldığı dev soygunun ardından, mağdurların hukuki hakları ve bankanın sorumlulukları konusunda akıllarda pek çok soru işareti oluştu. Toplam zararın 30 milyon euroyu bulduğu tahmin edilen olayda, özellikle ellerinde kanıtı olmayan gurbetçi aileler ve yeni evli çiftler büyük bir belirsizlik yaşıyor. Avukat Ali Ayman, konunun hukuki detaylarını DeutschTürk‘e açıkladı.
Avukat Ali Ayman’ın değerlendirmelerine göre, soygun sonrası yaşanan süreç sadece bir hırsızlık vakası değil, aynı zamanda bankanın güvenlik sorumluluğunun sorgulandığı dev bir hukuk mücadelesine dönüşecek gibi görünüyor. Müşterilerin özellikle ispat yükümlülüğü konusunda hazırlıklı olmaları hayati önem taşıyor.

İspat sorunu: Altın ve nakit varlıklar nasıl kanıtlanacak?
Hukuki sürecin en zorlu kısımlarından biri de çalınan varlıkların miktarını ispatlamaktır. Pek çok kişi, mali denetim korkusuyla sakladığı birikimlerini veya düğünlerden kalan altınlarını herhangi bir fatura ya da fotoğraf olmadan kasalara yerleştirmiştir. Avukat Ali Ayman, “İspat ve kanıt bu sürecin en önemli halkasıdır” diyerek, mağdurların ellerindeki her türlü veriyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kasaya konulan değerlerin miktarı; faturalar, şahitler, fotoğraf ve video kayıtları gibi somut delillerle desteklenmelidir.
Bankanın “Sadece limit kadar öderim” deme hakkı var mı?
Av. Ali Ayman, banka çalışanlarının müşteriyi bu limitler konusunda açıkça uyarıp uyarmadığının çok kritik bir nokta olduğunu belirtiyor. “Genellikle insanlar bu tür sözleşmelerdeki küçük yazıları okumadan imzalar. Eğer banka bu kısıtlamayı müşteriye net bir şekilde açıklamadıysa, mahkemeler bu şartları tartışmaya açabilir” diyen Ayman, şöyle devam etti:
“Banka ile müşteriler arasında yapılan kiralık kasa sözleşmelerinde genellikle hukuki sorumluluk için belirli bir üst sınır bulunmaktadır. Mevcut bilgilere göre banka, genel ticari şartları (AGB) kapsamında tazminat miktarını 10.300 ile 10.500 euro gibi bir rakamla sınırlandırmak istemektedir
Ancak 30 milyon euroluk toplam zarar 3.200 kasaya bölündüğünde, bankanın öngördüğü kişi başı ortalama 10 bin euroluk ödeme, pek çok mağdurun gerçek zararını karşılamaktan çok uzaktır. Mahremiyet nedeniyle bankaya güvenerek yüksek miktarda altın veya nakit para bırakan müşteriler için bu limit büyük bir engel teşkil etmektedir.“
Bankanın güvenlik ihmali ve hukuki sorumluluğu
“Bankanın güvenlik ihmali olduğu söylenebilir mi?” sorusunu yanıtlayan Avukat Ayman, “Binlerce çelik kasanın bulunduğu, milyonlarca Euro değerinde varlığın saklandığı bir yerde alarm sisteminin veya hareket dedektörünün olmaması büyük bir ihmalkarlıktır” dedi. “Bir müşteri bankaya girdiğinde oranın duvarlarının sağlam, alarmlarının aktif olduğunu varsayar” diyen Ayman, “Bu ihmal, mahkemelerde müşteriler için en güçlü argüman olacaktır. Bankanın güvenlik şartlarını yerine getirmediği kabul edilirse, tazminat şansı artar” ifadesini kullandı.
Avukat Ayman’a göre, bankanın bu tür bir zafiyet içinde olması tüketiciler için güçlü bir argümandır ve mahkemeler bankanın ihmalini kabul ederse tazminat sorumluluğu sözleşmedeki limitlerin üzerine çıkabilir.

Mağdurlar ne yapmalı?
Hukuk mücadelesine hazırlanan mağdurlar için zaman kaybetmeden kanıt toplamak hayati önem taşıyor. Avukat Ali Ayman, özellikle düğün takıları söz konusuysa düğün videolarının ve fotoğrafların birer ispat aracı olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Bankanın muhtemelen tüm tazminat taleplerini gönüllü olarak kabul etmeyeceği ve sürecin mahkemeye taşınacağını öngördüğünü belirten Ayman, “Ancak bazı durumlarda banka, davaya gitmeden mağdurlarla belirli bir rakam üzerinden uzlaşma yoluna da gidebilir” dedi.
Av. Ali Ayman: İlk olarak ellerindeki tüm kanıtları toplamalılar. Kiralık kasaya koydukları altın veya nakit paranın miktarı için:
- Satın alma faturaları,
- Düğün çekimleri ve fotoğraflar,
- O ana dair şahitler kullanılmalıdır.
Sadece “Kasada yüz bin Euro vardı” demek yeterli olmayacaktır, bu miktarın somut olarak ispatlanması gerekir. Mağdurların şu anki bilgilere göre bankaya karşı tazminat alma şansı yüksektir, ancak bu süreç muhtemelen mahkemelik olacaktır.
Polis ilk ipucunu paylaşmıştı: Siyah bir araç takipte
Polis ekipleri, olay sonrası başlattıkları geniş çaplı incelemede önemli bir bulguya ulaştı. Bankanın giriş noktası olan otoparkın güvenlik kamerası kayıtlarında, Pazartesi sabaha karşı yüksek motor gücüne sahip siyah bir aracın hızla otoparktan ayrıldığı tespit edildi. Dedektifler şimdi bu gizemli aracın izini sürerken, soygunun Alman kriminal tarihinin en büyük vakalarından biri olduğu ifade ediliyor.


