BERLİN- Asgari ücret iki aşamada yükseltiliyor. Federal Hükûmet, 29 Ekim 2025’te yaptığı kabine toplantısında asgari ücretin 1 Ocak 2026’da saatlik 13,90 avroya, 1 Ocak 2027’de ise 14,60 avroya çıkarılmasını öngören yönetmeliği kabul etti. Karar, bağımsız Asgari Ücret Komisyonu’nun yaz aylarında sunduğu önerinin resmî olarak hayata geçirilmesi anlamına geliyor ve 2015’te yürürlüğe giren sistemden bu yana en sert artış olarak kayda geçiyor. Düzenleme, başta perakende, temizlik, lojistik ve konaklama olmak üzere geniş bir istihdam kesimini etkiliyor.

Kabine kararı ne getiriyor ve takvim nasıl işleyecek?
Kabul edilen yönetmelik iki tarihli artışı bağlayıcı hale getiriyor: 1 Ocak 2026’da saatlik taban ücret 12,82 avrodan 13,90 avroya çıkacak; 1 Ocak 2027’de ise 14,60 avroya yükselecek. Böylece iki yılda toplam artış yaklaşık yüzde 13,9’a ulaşıyor. Usul gereği, Komisyon önerisi Çalışma Bakanlığı tarafından yönetmelik metnine dönüştürüldü ve Kabine onayından sonra yürürlük tarihleri kesinleşti. Uygulama, toplu sözleşmesi olmayan işyerleri için alt sınırı belirlerken, toplu sözleşmeli alanlarda da ücret skalalarını yukarı iten bir referans işlevi görüyor.
Asgari ücret artış kimleri ve hangi sektörleri doğrudan etkileyecek?
Asgari ücret veya ona yakın ücretlerle çalışanların yoğun olduğu alanlar bu artıştan en hızlı etkilenecek. Restoran-otel işletmeleri, perakende, kargo/dağıtım, ev içi hizmetler ve temizlik firmaları öne çıkıyor. Bu işkollarında taban saat ücretinin yükselmesi bordroları zincirleme etkileyerek kıdeme ve vasfa göre belirlenmiş ara basamakları da yukarı taşıyacak. Düşük ücret eşiğindeki artış, özellikle yarı-zamanlı çalışanlar ve öğrenciler için toplam aylık geliri artırırken, işgücü açığı yaşayan sektörlerde işe alımı kolaylaştırması bekleniyor. Hane bütçeleri açısından bakıldığında, artışın etkisi enflasyonun seyrine bağlı olacak; ancak reel alım gücü açısından taban ücretin güçlenmesi, temel tüketimde bir nebze rahatlama potansiyeli yaratıyor.
Minijob ve midijob sınırları nasıl değişecek?
Asgari ücret, minijob sınırıyla dinamik bağ içinde. 2026’da asgari ücret 13,90 avroya çıktığında minijob aylık gelir üst sınırının yaklaşık 603 avroya yükseltilmesi, 2027’de 14,60 avroya geçişle birlikte bu sınırın yaklaşık 633 avroya çıkarılması öngörülüyor. Geçiş (midijob) bandının alt sınırı da buna paralel olarak 2026’da 603,01 avrodan başlayacak ve 2.000 avroya kadar uzanmayı sürdürecek. Bu teknik ayar, düşük-orta gelir aralığında sosyal güvenlik primlerinin kademeli artışıyla istihdamı cazip tutmayı amaçlıyor. İşverenler içinse bordro yazılımlarında ve çalışma sürelerinin planlanmasında güncelleme gerekecek.
İşverenler ve sendikalar nasıl konumlanıyor?
Sendikalar, asgari ücrette iki kademeli artışı olumlu bir adım olarak görürken, 15 avro hedefinin 2026 için mümkünse yasa yoluyla yakalanmasını istemişti. Kabinenin bugün netleştirdiği takvim, Komisyon uzlaşısını esas alıyor. İşveren çevreleri ise özellikle emek yoğun sektörlerde marjların dar olduğu, artışın bir bölümünün fiyatlara yansıyabileceği ve ilave idari yük doğabileceği uyarısında bulunuyor. Hükûmet kanadı, kararın düşük ücretli çalışanların alım gücünü güçlendireceğini, kayıtlı istihdamı destekleyeceğini ve nitelikli işgücü açığının hissedildiği bir dönemde iş piyasasına katılımı teşvik edeceğini vurguluyor.
Haneler ve işletmeler için pratik sonuçlar neler olacak?
Çalışanlar açısından saatlik kazanç artışı; fazla mesai, gece çalışması ve tatil günleri ek ödemelerinin hesaplanmasında da daha yüksek bir taban anlamına geliyor. Minijob’ta aylık sınır yükseldiği için aynı çalışma süresiyle daha yüksek gelir elde etmek mümkün olacak; ancak sınırın aşılmaması için iş saatlerinin ve vardiyaların dikkatle planlanması gerekecek. Midijob bandında kalanlar için de prim hesaplamaları ve “faktör” güncellemeleri devreye girecek.
İşletmeler cephesinde, personel maliyetlerinin artışı fiyatlandırma, vardiya düzeni ve kadro planlamasında yeniden denge arayışını getirebilir. Çok şubeli perakende ve yeme-içme zincirlerinde, saat planlaması ve eğitim yatırımlarıyla verimlilik artışı yakalanmadığı takdirde maliyet baskısı daha belirgin hissedilecek.
Enflasyon, verimlilik ve bölgesel etkiler nasıl şekillenebilir?
Asgari ücret artışlarının kısa vadede fiyatlara yansıması mümkündür; fakat ölçüsü sektör dinamiklerine bağlıdır. Emek yoğun ama rekabetin yüksek olduğu alanlarda maliyet artışlarının bir bölümü verimlilik ve süreç iyileştirmeleriyle dengelenebilir. Doğu eyaletlerinde asgari ücrete yakın ücretlerin görece daha yaygın olması, bu bölgelerde artışın etkisini daha belirgin kılabilir. Büyük şehirlerde ise kiralar ve yaşam maliyetleri daha yüksek olduğundan, artışın reel alım gücüne katkısı sınırlı kalabilir; buna karşın kayıt dışına kayma riskini azaltması beklenir.
Türkiye kökenli işletmeler ve çalışanlar için neden önemli?
Perakende, lojistik, gıda üretimi ve yeme-içme gibi alanlarda yoğun faaliyet gösteren Türkiye kökenli KOBİ’ler, bordro ve vardiya planlarını 2026-2027 takvimine göre şimdiden güncellemek durumunda. Minijob ve midijob sınırlarının değişimi, aile işletmelerinde çalışan gençlerin ve öğrencilerin sözleşme türlerinin gözden geçirilmesini gerektirebilir. Çalışanlar içinse, özellikle yarı-zamanlı pozisyonlarda aylık gelir ve sigorta primi dengesini doğru kurmak, yıl içi toplam kazanç hedeflerini planlamak adına kritik olacak.


