BERLİN – Almanya’nın birleşmesinde ve Avrupa Birliği’nin (AB) inşasında kilit rol oynayan eski Başbakan Helmut Kohl’ün adı, Berlin’de düzenlenen resmi bir törenle ölümsüzleştirildi. Cumartesi günü gerçekleştirilen törende, “Helmut-Kohl-Allee” (Helmut Kohl Bulvarı) tabelası resmen açıldı. Zafer Sütunu’ndan (Siegessäule) başlayarak Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Merkezi’ne kadar uzanan güzergah, artık Kohl’ün adını taşıyacak.
“Duvarların olmadığı bir Berlin onun başarısıdır”
Açılış töreninde konuşan Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, Helmut Kohl’ün tarihsel mirasına vurgu yaptı. Wegner, “O, Avrupa entegrasyonunun ve Avrupa Birliği’nin sembolüdür. Elbette her şeyden önce Alman birliğinin mimarıdır. Bugün Berlin’in duvarlar, dikenli teller ve ateş emri olmadan yeniden birleşmiş bir başkent olması onun başarısıdır,” ifadelerini kullandı.
Protokolde dikkat çeken eksikler
Tarihi öneme sahip bu açılışta protokoldeki boşluklar dikkatlerden kaçmadı. Başbakan Friedrich Merz ve eski Başbakan Angela Merkel törene katılmazken, Helmut Kohl’ün dul eşi Maike Kohl-Richter de törende yer almadı. Kohl-Richter’in, töreni düzenleyen vakıfla uzun süredir devam eden bir hukuk mücadelesi içerisinde olduğu ve vakfın Kohl’ün ismini kullanmasına karşı çıktığı biliniyor.
Göçmen toplumu için sembolik anlamı
Almanya’da yaşayan Türkler ve diğer göçmen toplumlar için Helmut Kohl dönemi, hem Avrupa’nın kapılarının açıldığı hem de “Birlik Şansölyesi” kavramıyla anılan bir süreci temsil ediyor. Berlin’in kalbindeki bu isimlendirme, Almanya’nın birleşme sonrası kimliğinin ve göçle harmanlanmış modern yapısının temel taşlarından birine verilen bir “geç gelen onur” olarak değerlendiriliyor.
CDU Genel Merkezi’ne uzanan güzergah
Yeni bulvarın konumu, sembolik bir anlam taşıyor. Şehrin en ikonik yapılarından biri olan Zafer Sütunu’ndan başlayıp Kohl’ün uzun yıllar genel başkanlığını yaptığı CDU’nun merkezine uzanan bu yol, siyasi çevrelerce “Kohl’ün evine giden yol” olarak nitelendiriliyor. Açılış, her ne kadar ailevi ve siyasi polemiklerin gölgesinde kalsa da Berlin’in kent hafızası için önemli bir dönüm noktası oldu.



