KÖNİGS WUSTERHAUSEN – Almanya için Alternatif (AfD) partisi, gençlik yapılanmasını yeniden şekillendirme ve parti içi imajını “profesyonelleştirme” çabaları kapsamında hareketli bir hafta sonu geçiriyor. Brandenburg eyaletinde yeni gençlik organizasyonunun temelleri atılırken, Bavyera’da yükselen sağ popülizme karşı binlerce kişi meydanları doldurdu.
Brandenburg’da “Generation Deutschland” teşkilatı kuruldu
AfD’nin yeni gençlik organizasyonu olan Generation Deutschland (GD), Cumartesi günü Königs Wusterhausen’de düzenlenen törenle Brandenburg eyalet teşkilatını kurdu. Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) tarafından “aşırı sağcı” olarak sınıflandırılan ve feshedilen Jungen Alternative (Genç Alternatif – JA) yapısının yerine gelen GD, partiyle daha entegre bir yapı sergilemeyi hedefliyor.
Gençlik kollarının federal başkanı Jean-Pascal Hohm, törende yaptığı açıklamada, “Vatanımız için Generation Deutschland ile yola çıkmaktan gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz Kasım ayında Gießen’de temelleri atılan bu yeni oluşumla parti yönetimi, dışarıya karşı daha ılımlı bir profil çizmeyi umuyor. Ancak Brandenburg eyaletindeki anayasal denetim birimleri, eyalet teşkilatını halen “aşırı sağcı” olarak nitelendirmeye devam ediyor.

Weilheim’da AfD merkezine karşı dev protesto
AfD’nin teşkilatlanma hamlelerine halktan gelen tepki Bavyera eyaletinin Weilheim kasabasında sokağa taştı. Kentteki eski bir sinema binasının AfD tarafından bir etkinlik merkezine dönüştürülmek istenmesi, bölge sakinlerini ayağa kaldırdı.
Yaklaşık 4 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen protesto nedeniyle Marienplatz meydanı dolup taşarken, polis güvenlik gerekçesiyle bazı girişleri kapatmak zorunda kaldı. “Wir in Weilheim” (Weilheim’da Biz) oluşumu tarafından organize edilen gösteride, demokrasinin korunması çağrısı yapıldı. Söz konusu binanın, AfD Federal Meclis (Bundestag) üyesi Gerrit Huy ve Bavyera Eyalet Meclisi (Landtag) milletvekili Benjamin Nolte tarafından kiralandığı belirtildi.
Parti içinde üslup krizi: Alexander Eichwald ve ihraç süreci
Teşkilatlanma ve protestoların gölgesinde AfD yönetimi, kendi içinde de “üslup” tartışmalarıyla uğraşıyor. Gießen’deki gençlik kongresinde yaptığı konuşmanın içeriği ve tarihî çağrışımları nedeniyle tepki çeken Alexander Eichwald hakkında disiplin süreci başlatıldı.
Herford ilçe teşkilatı harekete geçti
Eichwald’ın konuşmasının parti değerleriyle bağdaşmadığını savunan Herford ilçe teşkilatı, resmi ihraç talebinde bulundu. Parti yönetiminden yapılan açıklamada şu detaylara yer verildi:

- İnceleme: Konuşmanın tonu ve kullanılan ifadeler etik kurullar tarafından mercek altına alındı.
- Tedbir: Süreç tamamlanana kadar Eichwald’ın üye haklarının askıya alınması gündemde.
- Tolerans Mesajı: Yönetim, parti disiplinine ve anayasal düzlemdeki profesyonel imaja zarar veren söylemlere tolerans gösterilmeyeceğini vurguladı.
Bu adım, AfD’nin özellikle seçim dönemleri öncesinde aşırı sağcı imajını törpüleme ve daha geniş seçmen kitlelerine ulaşma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Anketlerde “Kafa Kafaya” yarış
2026 yılı, Almanya için demokratik değerlerin test edildiği bir sınav yılına dönüşüyor. AfD’nin kurumsallaşma çabaları ve Merz hükümetinin ekonomik dar boğazdaki performansı, gelecek aylarda siyasetin ana belirleyicisi olacak gibi duruyor. Almanya’da yapılan son anketler AfD’nin tarihi bir zirvede olduğunu gösterirken, Şansölye Merz’in koalisyon hükümeti hem protestolar hem de iç krizlerle boğuşuyor.

Almanya’da siyasi dengeler, 2026 yılına girerken daha önce görülmemiş bir gerilime sahne oluyor. Son yayınlanan kamuoyu araştırmaları, ana muhalefetteki Almanya için Alternatif (AfD) partisinin iktidar ortağı Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileriyle arasındaki farkı neredeyse kapattığını ortaya koyuyor. Şansölye Friedrich Merz liderliğindeki hükümet, bir yandan ekonomik reformlarla halkın güvenini tazelemeye çalışırken diğer yandan sokağa dökülen binlerce kişinin “sağ popülizme karşı” yükselen sesine yanıt arıyor.
Anketlerde tarihi rekabet: Fark 2 puana indi
Şubat 2026 tarihli son “Sonntagsfrage” (Pazar anketi) sonuçları, Alman siyasetindeki kutuplaşmanın boyutlarını rakamlarla belgeliyor. ZDF-Politbarometer ve Infratest dimap tarafından paylaşılan verilere göre, AfD’nin oy oranı yüzde 24 seviyesine ulaşarak, yüzde 26 bandındaki CDU/CSU’nun ensesine yapışmış durumda.
| Parti | Oy Oranı (Şubat 2026) | Değişim |
| CDU/CSU (Hükümet) | %26 | -2,0 |
| AfD (Muhalefet) | %24 | +1,0 |
| SPD (Hükümet) | %15 | +2,0 |
| Yeşiller | %12 | -1,0 |
| Linke (Sol Parti) | %10 | Sabit |
Bu tablo, Merz hükümetinin ilk 100 gününde yaşadığı güven kaybını ve AfD’nin “Generation Deutschland” gibi yeni yapılanmalarla genç seçmen üzerindeki etkisini artırdığını kanıtlıyor.
Friedrich Merz’in “İki Ateş Arasındaki” stratejisi
Şansölye Friedrich Merz, 2026’yı Almanya için “belirleyici bir yıl” olarak tanımlarken, savunma ve ekonomi odaklı bir ajanda yürütüyor. Ancak Merz’in özellikle göçmenlere yönelik geçmişteki sert söylemleri, kendi tabanında bile “sağ popülizme alan açtığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.
Merz hükümeti, Weilheim gibi kentlerde patlak veren ve 4 bin kişinin katıldığı “sağa karşı” protestoları “demokrasinin canlılığı” olarak nitelendirse de, AfD’nin eski sinema binalarını kiralayarak yerel halkın içine sızma stratejisine karşı henüz somut bir yasal engel oluşturabilmiş değil. Hükümet sözcüleri, AfD’nin kendi içindeki Alexander Eichwald gibi radikal isimlere yönelik başlattığı disiplin süreçlerini ise “kamuoyu baskısından kaçma manevrası” olarak değerlendiriyor.
Toplumsal bölünme ve sokağın tepkisi
AfD’nin Brandenburg’da yeni gençlik teşkilatını kurması, sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. Uzmanlar, partinin “daha ılımlı ve profesyonel” bir imaj çizme çabasına rağmen, anayasal denetim birimlerinin (Verfassungsschutz) “aşırı sağcı” sınıflandırmasını sürdürmesine dikkat çekiyor. Weilheim’da Marienplatz’ı dolduran binlerce kişi, sadece bir partiyi değil, aynı zamanda toplumun demokratik dokusuna yönelik bir “tehdidi” protesto ettiklerini vurguluyor.


