Gelsenkirchen– Gelsenkirchen Emniyet Müdürlüğü, gelen ihbarlar üzerine yaptığı açıklamada, dolandırıcıların son günlerde banka soygununu bahane ederek vatandaşlarla iletişime geçtiğini belirtti. Yetkililer, arayan kişilerin güven kazanmak için “polis”, “banka görevlisi” ya da “kamu personeli” gibi davrandığını kaydetti.
Emniyet: “Para, ziynet eşyası ve kişisel bilgi isteyenlere itibar etmeyin”
Açıklamaya göre şüpheliler, aradıkları kişilerden nakit para, değerli eşya veya kişisel bilgileri talep edebiliyor. Bazı vakalarda ise “kontrol” bahanesiyle evlere gelmek istedikleri ve değerli eşyaları bu yolla almaya çalıştıkları bildirildi.
“Gerçek polis asla istemez” uyarısı
Emniyet, vatandaşlara şu hatırlatmayı yaptı; “Gerçek polis, banka ya da kamu görevlileri evinizden para,altın ve değerli eşya talep etmez.Telefonla arayan kişilere kimlik, hesap, şifre ve kişisel bilgi verilmemeli.Şüpheli bir durumda görüşme sonlandırılmalı ve resmî kanallardan doğrulama yapılmalı.”
Vatandaşlara çağrı
Yetkililer, özellikle yaşlıların bu tür aramalarda daha sık hedef alınabildiğini belirterek ailelerin ve yakın çevrenin bilgilendirilmesini istedi. En küçük şüphede polise başvurulması ve mümkünse aramanın saati, arayanın verdiği bilgiler gibi ayrıntıların not edilmesi çağrısında bulunuldu.
Polis, banka şubesine baskın düzenledi
Öte yandan Gelsenkirchen’deki milyonluk soygunun ardından polis Sparkasse şubesinde arama yaparak soruşturmayı derinleştirdi. Çok sayıdaki mağdur ve yüksek meblağ nedeniyle veri ile delil toplama çalışmaları hızlanırken, bankanın güvenlik ve kasa erişim süreçleri mercek altına alındı; olayın içeriden yardım olmadan gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılıyor.
Av. Ayman: Büyük bir ihmalkarlıktır
Konunun hukuki detaylarını DeutschTürk‘e açıklayan Avukat Ali Ayman’ın değerlendirmelerine göre, soygun sonrası yaşanan süreç sadece bir hırsızlık vakası değil, aynı zamanda bankanın güvenlik sorumluluğunun sorgulandığı dev bir hukuk mücadelesine dönüşecek. Müşterilerin özellikle ispat yükümlülüğü konusunda hazırlıklı olmaları gerektiğini belirten Ayman, “Binlerce çelik kasanın bulunduğu, milyonlarca Euro değerinde varlığın saklandığı bir yerde alarm sisteminin veya hareket dedektörünün olmaması büyük bir ihmalkarlıktır” değerlendirmesinde bulunmuştu.


