BERLİN – Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) için sonbaharda düzenlenecek eyalet parlamentosu seçimleri büyük bir stratejik sınava dönüşüyor. Kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan güncel bir ankete göre, CDU seçmenlerinin önemli bir kısmı partinin katı kırmızı çizgilerini esnetmesinden yana görüş bildirdi. Ankete katılan CDU taraftarlarının yüzde 48’i, meclis aritmetiğinin zorunlu kılması halinde Sol Parti (Die Linke) ile bir iş birliği kurulmasını destekleyeceğini açıkladı.
Muhafazakar taban AfD yerine Sol Parti’yi tercih ediyor
Eyalet seçimleri sonrasında azınlık hükümeti kurulması veya parti içi doktrinlerin kırılması tartışılırken, muhafazakar seçmenin eğilimi dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Ankete göre, sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) ile bir ortaklık kurulmasını onaylayan CDU taraftarlarının oranı yüzde 27’de kaldı. Kararsız olduğunu belirten veya iki parti arasında bir tercih yapmak istemeyenlerin oranı ise yüzde 24 olarak kayıtlara geçti.
Karar eylül ayındaki üç eyalette esneyebilir
CDU, geçmiş kongrelerinde aldığı resmi parti kararıyla hem Sol Parti hem de AfD ile koalisyon benzeri herhangi bir iş birliği yapmayı kesin bir dille yasaklamıştı. Siyasi literatürde “güvenlik duvarı” (Brandmauer) olarak adlandırılan bu katı duruş, eylül ayında Sachsen-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yapılacak seçimlerin ardından büyük bir baskı altında kalabilir. Seçim sonuçlarına bağlı olarak partinin bu yasağı esnetmek, tamamen göz ardı etmek ya da bir tarafa doğru esnetmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Göçmen toplumu ve eyalet seçimlerinin geleceği
Almanya’da son dönemde çifte vatandaşlık hakkının genişletilmesiyle birlikte, eylül ayında sandık başına gidecek göçmen kökenli seçmen sayısında ciddi bir artış yaşandı. Özellikle Berlin gibi çok kültürlü metropollerde ve doğu eyaletlerinde yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlar ile diğer göçmen gruplar, eyalet hükümetlerinin nasıl şekilleneceğini yakından takip ediyor.
CDU tabanının, göçmen hakları konusunda daha kapsayıcı politikalara sahip olan Sol Parti ile iş birliğine sıcak bakması, AfD’nin iktidar ortağı olmasından endişe duyan göçmen toplumu için önemli bir veri olarak değerlendiriliyor. Aşırı sağcı AfD’nin hükümet senaryolarından uzak tutulması adına muhafazakar tabanın sol bir partiyle ortaklığa rıza göstermesi, Almanya’daki toplumsal huzurun ve entegrasyon süreçlerinin geleceği açısından kritik bir siyasi manevra alanı sunuyor.


