HAMBURG – Eski Başbakan Angela Merkel, dünya genelinde tırmanan krizler ve savaşlar karşısında Avrupa ülkelerini birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye davet etti. Hamburg Belediye Sarayı’nda (Rathaus) düzenlenen ve yaklaşık 400 davetlinin katıldığı geleneksel Matthiae-Mahl yemeğinde konuşan Merkel, Avrupa’nın küresel bir aktör olarak ciddiye alınması için “kendi kaderini tayin etme” yeteneğini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa’nın küresel sahnedeki yeri ve “tek ses” vurgusu
Merkel, konuşmasında Avrupa’nın sadece askeri bir güç olarak değil, diplomatik bir otorite olarak da dünyada daha fazla ağırlık koyması gerektiğini belirtti. Mevcut jeopolitik değişimlerin Avrupa’yı daha bağımsız bir yapıya zorladığını ifade eden eski Başbakan, şu mesajı verdi:
“Avrupa, kaderini her zamankinden daha fazla kendi eline almalıdır. Hem içerde hem de dışarıda hareket kabiliyeti olan, dünyada tek bir sesle konuşan ve ciddiye alınan bir Avrupa arzuluyorum. Bu benim için güvenlik boyutunun çok daha ötesindedir.”
Dijital bağımsızlık ve demokratik değerler
Merkel’e göre Avrupa’nın gücü sadece ordulardan değil, aynı zamanda teknolojik bağımsızlık ve hukuk devleti ilkesinden geliyor. Konuşmasında dijitalleşme alanında Avrupa’nın dışa bağımlılığını azaltması gerektiğine dikkat çeken Merkel, birleşik bir Avrupa’nın savunması gereken değerleri şu şekilde sıraladı:
- Demokrasi ve hukuk devletinin korunması,
- İnsan onuru ve toplumsal refahın sürdürülmesi,
- İstihdam ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi,
- Avrupa dış sınırlarının etkin korunması,
- Kültürel kimliğin ve ortak değerlerin muhafaza edilmesi.
Almanya’daki gurbetçiler ve Avrupa’nın geleceği
Merkel’in “kültürel kimliğin korunması” ve “dış sınırların güvenliği” vurgusu, özellikle Almanya’da yaşayan Türk ve diğer göçmen toplumları için de kritik bir anlam taşıyor. Başbakan Friedrich Merz döneminde göç politikalarının daha sert tartışıldığı bir atmosferde, Merkel’in birleştirici ama sınırlara vurgu yapan bu dengeli çıkışı, Avrupa’nın gelecekteki toplumsal yapısının nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Almanya’daki göçmen kökenli vatandaşlar için Merkel’in bu mesajı, Avrupa’nın iç huzurunu korurken küresel fırtınalara karşı nasıl bir kalkan oluşturacağını anlama noktasında stratejik bir önem arz ediyor.
Matthiae-Mahl: 1356’dan beri süregelen bir gelenek
Dünyanın en eski ziyafet törenlerinden biri olan Matthiae-Mahl, Hamburg’da 14. yüzyıldan bu yana her yıl düzenleniyor. Tarihsel olarak dost devletlerin temsilcilerini ve üst düzey siyasetçileri bir araya getiren bu yemek, Almanya’nın en prestijli siyasi ve sosyal etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor.



