BERLİN – Federal Meclis’te (Bundestag) gündeme gelen bir soru önergesi, Alman hükümeti ile medya mensupları arasındaki mali ilişkileri gözler önüne serdi. Federal Hükümet’in, Almanya için Alternatif’in (AfD) soru önergesine verdiği resmi yanıt, 2018 yılından bu yana gazetecilere çeşitli hizmetler karşılığında yaklaşık 1,5 milyon euro ödeme yapıldığını ortaya çıkardı. Ancak listenin en dikkat çekici kısmını, içeriği açıklanmayan istihbarat ödemeleri oluşturdu.
1,5 milyon euroluk “hizmet” bedeli
Hükümetin paylaştığı verilere göre, bakanlıklar ve bağlı kurumlar; moderasyon, eğitim çalışmaları, konferanslar ve benzeri etkinlikler için çok sayıda gazeteciye toplamda 1,47 milyon euro ödeme yaptı. Bu tablo, basın mensuplarının tarafsızlığı konusunda kamuoyunda tartışmalara yol açarken, en büyük gizem dış istihbarat servisi olan Federal İstihbarat Servisi (BND) ile ilgili bölümde yaşandı.
İstihbarat ödemeleri kamuoyundan gizlendi
Federal Meclis kayıtlarına yansıyan bilgilere göre, BND’nin gazetecilere yaptığı ödemeler halka açık olan listede yer almadı. Hükümet, istihbarat servisi ile gazeteciler arasındaki bu mali trafiğin ayrıntılarını paylaşmayı “devlet yararı” (Staatswohl) gerekçesiyle reddetti. Resmi açıklamada, bu tür iş birliklerinin “özellikle korunmaya değer” olduğu ve gizli tutulması gerektiği savunuldu.
“Devlet sırrı” kalkanı neyi gizliyor?
Hükümetin bu tavrı, hangi medya kuruluşlarından hangi gazetecilerin istihbarat servisinden ödeme aldığı sorusunu yanıtsız bıraktı. Federal Meclis’in gizli oturumlarında paylaşılması beklenen bu bilgilerin, “istihbarat faaliyetlerinin aksamaması” ve “iş birliği yapılan kişilerin güvenliği” gerekçesiyle kamuoyuna sızdırılmayacağı vurgulanıyor.
Göçmen toplum ve basın güvenilirliği
Almanya’da yaşayan Türk ve diğer göçmen toplumlar için ana akım medyanın güvenilirliği, özellikle uyum ve siyasi yönelim süreçlerinde büyük önem taşıyor. Gazetecilerin devlet kurumlarından veya istihbarat servislerinden ödeme alması, “bağımsız habercilik” ilkelerine gölge düşürebileceği endişesini doğuruyor. Özellikle göçmenleri ilgilendiren hassas konularda yapılan haberlerin ne kadar tarafsız olduğu, bu tür mali ilişkilerin ortaya çıkmasıyla birlikte sosyal medyada ve sivil toplum kuruluşları arasında tartışma konusu haline geldi.
Gazetecilik etik kuralları tartışmaya açıldı
Basın meslek örgütleri, gazetecilerin devletten ücret almasının editoryal bağımsızlığa zarar verebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle istihbarat gibi kapalı kutu bir kurumun gazetecileri finanse etmesi, Almanya’da basın özgürlüğü ve şeffaflık standartlarının sorgulanmasına neden oluyor. AfD kanadı ise bu durumu “hükümetin medyayı satın alması” olarak nitelendirerek eleştirilerini sertleştiriyor.


