Merz: Avrupa için tatil bitti, güç siyaseti devri başladı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Münih Güvenlik Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Batı merkezli dünya düzeninin çöktüğünü ilan ederek Almanya ve Avrupa için yeni bir askeri ve siyasi doktrin açıkladı.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

MÜNİH – Dünyanın en önemli güvenlik politikaları platformu olan Münih Güvenlik Konferansı (MSC), Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en derin dönüşümünü yaşadığı bir atmosferde kapılarını açtı. Donald Trump’ın ABD Başkanı olarak ikinci dönemine başlamasıyla sarsılan transatlantik ilişkilerin gölgesinde, Almanya Başbakanı Friedrich Merz konferansın açılışında çarpıcı mesajlar verdi. Merz, Avrupa’nın küresel siyasette söz sahibi olabilmesi için artık “güç politikasının dilini” öğrenmesi gerektiğini savundu.

Avrupa’nın güç politikası diliyle tanışma vakti

Başbakan Friedrich Merz, ocak ayında Davos ve Federal Meclis’te (Bundestag) dile getirdiği vizyonunu Münih kürsüsüne taşıdı. Uluslararası kurallara ve kurumlara dayalı dünya düzeninin, yerini “güçlünün hukuku”na dayalı bir büyük güç siyasetine bırakma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Merz, Avrupa’nın bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.

Merz, Avrupa’nın kendi değerlerini ve çıkarlarını ancak bir “Avrupa gücü” haline gelerek koruyabileceğini belirterek, “Kendi görüşlerimizi ancak güç politikasının dilini konuşmayı öğrendiğimizde kabul ettirebiliriz,” dedi. Bu açıklama, Almanya’nın savunma ve dış politikada daha aktif bir rol üstlenme arzusunun en net göstergesi olarak değerlendirildi.

Transatlantik ilişkilerde erozyon ve güven arayışı

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) içindeki dengelerin değiştiği bir dönemde, Merz transatlantik ittifakın geleceğine dair de önemli tespitlerde bulundu. İttifakın hem ABD hem de Avrupa nezdinde “kendiliğinden doğal” olma özelliğini kaybettiğini kabul eden Başbakan, bu durumun bir realite olduğunu vurguladı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in geçen yıl Münih’te yaptığı eleştirilere atıfta bulunan Merz, Vance’in “ilişkilerin eskisi gibi olmadığı” yönündeki samimi ifadelerinin haklılık payı taşıdığını dile getirdi. Ancak Merz, bu boşluğu kapatmak için ileriye bakılması gerektiğini ve NATO’nun üzerine inşa edildiği güvenin hala vazgeçilmez olduğunu hatırlatarak, ittifak için “yeni bir başlangıç” çağrısı yaptı.

Merz’in konuşmasından satırbaşları

Münih Güvenlik Konferansı’na 30 yılı aşkın süredir katılan Başbakan Friedrich Merz, 2026 yılı açılış konuşmasında küresel siyasetin içinde bulunduğu durumu “bir sismografın kaydettiği en şiddetli deprem” olarak nitelendirdi. Konferansın bu yılki “Yıkım Altında” (Under Destruction) mottosuna atıfta bulunan Merz, kurallara dayalı uluslararası düzenin artık var olmadığını ve Avrupa’nın “dünya tarihinden aldığı uzun tatili” bitirerek sert güç gerçekliğine dönmesi gerektiğini vurguladı.

“Eski dünya düzeni artık yok”

Başbakan Merz, konuşmasının başında uluslararası sistemin geçirdiği derin dönüşüme dikkat çekti. Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana en köklü değişimin yaşandığını belirten Merz, kurallara dayalı düzenin en iyi zamanlarında bile kusurlu olduğunu ancak bugün artık tamamen ortadan kalktığını ifade etti. Merz, “Bu düzeni yeniden inşa etmekten değil, yıkılan bir sistemin ortasında yeni bir gerçekliği kabul etmekten bahsediyoruz” dedi.

Rusya ve Çin’in yükselen tehdidi

Merz, küresel istikrarsızlığın ana aktörleri olarak Rusya ve Çin’e geniş yer ayırdı:

  • Rusya: Dört yıldır süren Ukrayna savaşını “vahşi bir revizyonizm” olarak tanımlayan Merz, Rusya’nın sadece Ukrayna’ya değil, Avrupa’nın siyasi düzenine karşı da savaş yürüttüğünü ve her gün savaş suçları işlediğini belirtti.
  • Çin: Pekin’in “stratejik bir sabırla” küresel bir düzen kurma iddiasında olduğunu söyleyen Merz, Çin’in sistematik olarak diğer ülkelerin bağımlılıklarını kullandığını ve yakında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile askeri olarak aynı seviyeye gelebileceği uyarısında bulundu.

Başbakan, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonraki “tek kutuplu momentin” çoktan kapandığını ve ABD’nin liderlik iddiasının artık ciddi şekilde sorgulandığını, hatta kaybedilmek üzere olduğunu dile getirdi.

Merz ABD heyeti ile
Merz, ABD heyeti ile

Büyük güç siyaseti ve “Sıfır Toplamlı Oyun”

Yeni dönemde güç siyasetinin hızlı, sert ve öngörülemez olduğunu belirten Merz, hammadde, teknoloji ve tedarik zincirlerinin birer “güç aracı” haline geldiğini söyledi. Merz, “Büyük güç siyaseti, önce küçük devletler için, sonra da muhtemelen büyükler için tehlikeli bir oyun olan ‘sıfır toplamlı oyun’ mantığıyla işliyor” dedi.

Alman dış politikasında “Normatif Fazlalık” dönemi bitti

Merz, Almanya’nın geçmişteki dış politika yaklaşımlarına dair cesur bir özeleştiride bulundu. Geçmiş on yıllardaki Alman dış politikasının “normatif bir fazlalığa” sahip olduğunu belirten Başbakan, iyi niyetlerle dünyadaki ihlalleri eleştirdiklerini ancak bu durumu düzeltecek askeri ve siyasi araçlara sahip olmadıklarını itiraf etti. “İddialarımız ve imkanlarımız arasındaki makas çok açılmıştı. Şimdi bu makası kapatıyoruz,” diyerek Almanya’nın artık sadece söylemle değil, gücüyle sahada olacağını vurguladı.

Özgürlüğün korunması için “Dört Maddelik Program”

Başbakan Merz, Avrupa’nın özgürlüğünü koruması için hazırlanan dört ana stratejiyi detaylandırdı:

1. Askeri ve teknolojik tahkimat

Merz, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) içindeki Avrupa kanadını güçlendirmenin birinci öncelik olduğunu söyledi.

  • Savunma Bütçesi: Tüm müttefiklerin milli gelirlerinin yüzde 5’ini güvenliğe ayırma taahhüdünü hatırlatan Merz, Almanya’nın gelecek yıllarda yüz milyarlarca Euro yatırım yapacağını yineledi.
  • Bundeswehr: Federal Ordu’nun (Bundeswehr) en kısa sürede Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu haline getirileceğini açıkladı.
  • Litvanya Tugayı: Alman tarihinde ilk kez, tam bir tümenin (Büyük Birlik) ülke toprakları dışında, Litvanya’da konuşlandırılacağını belirtti.
  • Teknoloji ve Siber Güvenlik: Yapay zekanın (AI) savunmada anahtar rol oynayacağını, kritik altyapıların hibrit saldırılara karşı korunması için yeni yasalar çıkarılacağını duyurdu.

2. Egemen ve bürokrasiden arınmış bir Avrupa

Avrupa Birliği’nin (AB) “dünya siyasetinin bir faktörü” haline gelmesi gerektiğini belirten Merz, Avrupa Sözleşmesi’nin 42. maddesi (karşılıklı yardım) kapsamında Avrupa’nın kendi güvenlik yapısını NATO’yu ikame etmeden, onun içinde güçlü bir sütun olarak kurması gerektiğini söyledi.

  • Nükleer Caydırıcılık: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Avrupa nükleer caydırıcılığı üzerine görüşmelere başladığını resmen açıkladı.
  • Ekonomik Güç: Avrupa’nın kendi standartlarıyla kendi ayaklarına pranga vurmaması gerektiğini söyleyen Merz, bürokrasiyi azaltma ve Hindistan ile AB-MERCOSUR (Güney Ortak Pazarı) ticaret anlaşmalarını tamamlama çağrısı yaptı.

3. Yeni bir transatlantik ortaklık

ABD ile Avrupa arasındaki uçurumun derinleştiğini kabul eden Merz, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in “ilişkilerin eskisi gibi olmadığı” yönündeki tespitlerine hak verdi. Merz, ABD’nin “MAGA” (Make America Great Again) hareketinin kültür savaşlarının Avrupa’nın meselesi olmadığını ancak NATO’nun hem Avrupa hem de ABD için bir “rekabet avantajı” olduğunu İngilizce ifadelerle Amerikalı dostlarına hitaben vurguladı.

4. Küresel ortaklıklar ağı: Türkiye kilit rolde

Sadece Batı ittifakının artık yeterli olmayacağını belirten Merz; Kanada, Japonya, Türkiye, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Körfez ülkeleriyle “karşılıklı saygıya dayalı” yeni bir ağ örüleceğini söyledi. “Sadece gücün sayıldığı bir dünya karanlık bir yer olur. Almanya 20. yüzyılda bu yolu sonuna kadar gitti ve bedelini ödedi. Şimdi daha iyi bir yol seçiyoruz,” dedi.

Münih sokaklarında protestolar: Greenpeace ve İran vurgusu

Konferans sadece kapalı kapılar ardındaki diplomatik görüşmelerle değil, sokaktaki protestolarla da başladı. Münih kent merkezinde toplanan çeşitli gruplar, küresel sorunlara dikkat çekmek için seslerini yükseltti:

Küresel Krizler: Hafta sonuna kadar sürecek olan görüşmelerin merkezinde Ukrayna Savaşı, İran ile yaşanan gerilimler ve transatlantik ilişkilerdeki kriz başlıkları yer almaya devam edecek.

Enerji Bağımsızlığı: Çevreci örgüt Greenpeace, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in heykellerini kullanarak Avrupa’nın enerji konusunda bağımsızlaşması gerektiğini savunan bir eylem gerçekleştirdi.

İran ve İnsan Hakları: İran hükümetine muhalif gruplar, ülkelerindeki baskıcı rejimi ve sivil halkın durumunu protesto ederek uluslararası toplumdan destek istedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img