BERLİN – Almanya için Alternatif (AfD), ülke genelinde uzun yıllardır katı bir şekilde uygulanan zorunlu eğitim (Schulpflicht) kuralını esnetmeyi gündemine aldı. Partinin Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim programında yer alan “okul ve ev eğitimi arasında seçim özgürlüğü” önerisi, federal düzeyde de yankı buldu. AfD Program Komisyonu Başkan Yardımcısı Götz Frömming, partisi içinde bu yöndeki taleplerin giderek arttığını belirtti.
Evde eğitim ve öğrenim özgürlüğü tartışılıyor
Almanya’da mevcut yasalar, çocukların fiziksel olarak bir okula gitmesini zorunlu kılıyor. Ancak AfD, ailelerin çocuklarını kendi imkanlarıyla veya özel öğretmenler aracılığıyla evde eğitmesine olanak tanınmasını istiyor. Frömming, geçmişte özel öğretmen sisteminin yaygın olduğunu hatırlatarak, bu modelin modern eğitim sistemine entegre edilebileceğini savunuyor.
Denetimler ve sınavlar devam edecek
AfD’nin önerisi, okul sisteminin tamamen ortadan kaldırılmasını değil, bir alternatif sunulmasını kapsıyor. Götz Frömming konuya ilişkin yaptığı açıklamada, eğitim standartlarının korunacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Her şeyi tamamen ortadan kaldırmak istemiyoruz; böyle bir durumda öğrencilerin seviyelerini belirleyecek sınavlar ve kontroller yapılmaya devam etmelidir.”
Göçmen aileler ve eğitim sistemi için ne anlama geliyor?
Almanya’da yaşayan Türkler ve diğer göçmen topluluklar için bu tartışma kritik bir öneme sahip. Mevcut sistemde çocukların okula gitmemesi aileler için ağır para cezaları ve hukuki yaptırımlar doğurabiliyor. AfD’nin önerisi bir yandan ailelere özgürlük alanı vaat ederken, diğer yandan göçmen çocuklarının sosyal entegrasyonu ve dil gelişimi açısından riskli bulunuyor. Uzmanlar, okulun sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda farklı kültürlerle bir arada yaşama becerisi kazandırdığına dikkat çekiyor.
Saksonya-Anhalt seçim programı tetikledi
Tartışmaların fitili, AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet meclisi seçimleri için hazırladığı programla ateşlendi. Programda açıkça “evde eğitim özgürlüğü” talep edilmesi, partinin bu konuyu federal düzeydeki temel programına (Grundsatzprogramm) dahil edip etmeyeceği sorusunu gündeme getirdi. Diğer siyasi partiler ve eğitim sendikaları ise bu önerinin eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştireceği ve “paralel toplumlar” oluşmasına zemin hazırlayacağı gerekçesiyle plana karşı çıkıyor.


