Goman Aşireti’nin “Torun Çetesi” hâkim karşısında

Köln Eyalet Mahkemesi’nde görülen dolandırıcılık davasında, kamuoyunun yakından tanıdığı Goman ailesine mensup iki kardeş yargılanıyor.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

KÖLN – Leverkusen’de faaliyet gösteren ve Goman Aşireti’ne mensup olan iki kardeş, yaşlı vatandaşları hedef alan büyük bir dolandırıcılık şebekesinde rol aldıkları gerekçesiyle hâkim karşısına çıktı. Savcılık, organize bir şekilde yürütülen “şok telefon aramaları” yöntemiyle milyonlarca avroluk haksız kazanç sağlayan sanıklar hakkında ağır hapis cezaları talep ediyor. Mahkemede şu ana kadar kanıtlanan 20 ayrı dolandırıcılık vakası, suç ağının ulaştığı ürkütücü boyutları gözler önüne serdi.

Sanıklar için 12’şer yıl hapis istemi

Davanın ilk duruşmasında iddiaları sıralayan savcı, iki kardeş için 12’şer yıl hapis cezası talep etti. Sanıkların, kendilerini bankacı, sigortacı veya polis olarak tanıtarak yaşlıları kandırdığı belirtildi. Suçlamada, mağdurların sadece maddi birikimlerini ve ziynet eşyalarını kaybetmediği, aynı zamanda derin bir güvenlik ve güven duygusu kaybı yaşadıkları vurgulandı. Daha önce Deutsch Türk’ün Goman Aşireti’yle ilgili yaptığı haber, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve bu suç ağının üzerine gidilmesi için farkındalık yaratmıştı.

Goman Aşireti, klan suçlarında listenin başında

Mahkeme süreci devam ederken ortaya çıkan yeni detaylar, suç ağının sadece yaşlıları dolandırmakla kalmayıp, resmi makamları da yıllarca yanılttığını gözler önüne serdi. 1960’lardan beri ülkede kök salan ve emniyet birimlerinin “Klan Suçları” dosyasında en üst sıralarda yer alan Polonya kökenli ailenin birçok üyesinin, kağıt üzerinde muhtaç görünerek devletten usulsüz şekilde kira ve çocuk yardımı aldığı saptanmıştı.

Devletten yılda 1,5 milyon Euro yardım topladılar

Klan üyelerinin lüks villalarda şatafatlı bir yaşam sürerken, resmi kurumlardan sadece bir yıl içinde toplamda 1,5 milyon Euro sosyal yardım desteği aldığı kayıtlara geçmişti. Emeklileri dolandırmak, sahte altın satmak ve kara para aklamak gibi onlarca suç kaydı bulunan şebekeye yönelik geçtiğimiz günlerde 150 komandonun katılımıyla dev bir operasyon düzenlenmişti. Leverkusen’den Essen’e kadar uzanan geniş çaplı baskınlarda milyonluk villalar aranırken, suçtan elde edildiği düşünülen çok sayıda lüks araca ve nakit paraya el konuldu. Ortaya çıkan bu devasa güvenlik açığı ve sosyal yardım suiistimali, ülkede kamu kaynaklarının denetimi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Şok telefon sistemi nasıl işliyor?

Polonya kökenli büyük aile üyelerinin çete mantığıyla (bandenmäßig) yürüttüğü sistem, son derece sıkı bir iş bölümüne dayanıyor. Emniyet birimlerinin ve savcılığın analizlerine göre, şebekenin suç yöntemleri belirli bir hiyerarşi içinde şu şekilde sıralanıyor:

  • Telefonla temas: Polonya veya farklı merkezlerde bulunan “çağrı merkezi” benzeri yapılardaki arayıcılar (Keiler), Almanya’daki yaşlıları hedef seçiyor. Kendilerini torun, yakın akraba veya polis olarak tanıtıp kaza, acil ameliyat ya da borç bahanesiyle acil nakit talep ediyor.
  • Lojistik yönlendirme: Kurban ikna edildikten sonra şebekenin lojistik sorumluları devreye girerek kurbanın adresine en yakın konumdaki kuryeleri (Abholer) yönlendiriyor. Paralar ve altınlar bu kuryeler aracılığıyla elden teslim alınıyor.

Suç ağının diğer yöntemleri neler?

Şebekenin gelir kaynağı sadece şok telefon aramalarıyla sınırlı kalmıyor. Yapılan incelemeler, suç örgütünün kalitesiz halıları fahiş fiyatlara satma (Teppichmasche), kapıda usulsüz ticaret yapma ve nakit sosyal yardım dolandırıcılığı gibi farklı alanlardan da haksız kazanç sağladığını gösteriyor. Yetkililer, özellikle Almanca diline tam hâkim olmayan veya yalnız yaşayan yaşlı göçmenlerin de bu tür organize şebekelerin hedefi olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img