HAMBURG – Blankenese semtindeki banliyö treni (S-Bahn) istasyonunda salı akşamı meydana gelen olayda, 32 yaşındaki bir erkek şahsın çevredeki yolcuların gözü önünde anayasa karşıtı semboller kullanması büyük bir huzursuzluğa yol açtı. Hamburg Eyalet Kriminal Dairesi (LKA), yasaklı sloganlar atan ve kamu düzenini bozan şahıs hakkında geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı.
Asansöre yazılar yazdı ve güvenliğe direndi
Olayın başlangıcında şüphelinin, istasyon içerisindeki asansörün yüzeyine keçeli kalemle çeşitli yazılar yazdığı iddia edildi. Alman Demiryolları (DB) güvenlik personelinin müdahalesiyle karşılaşan şahıs, eylemini sonlandırmak yerine saldırgan tavırlarını sürdürdü. Güvenlik güçlerinin uyarılarına Nazi selamı vererek ve yasaklı sloganlar atarak karşılık veren şüpheli için Federal Polis ekipleri devreye girdi.
Şüphelinin suç kaydı kabarık çıktı
Olay yerine gelen emniyet güçleri tarafından kontrol altına alınan 32 yaşındaki şahsın yapılan kimlik sorgusunda, daha önceden de farklı suçlardan poliste kaydının bulunduğu belirlendi. Hakkında “mala zarar verme” ve “anayasaya aykırı örgütlerin sembollerini kullanma” suçlarından adli işlem başlatılan şahsa istasyondan uzaklaştırma kararı verildi.
Siyasi saikli suçlar kapsamında inceleme
Almanya Ceza Kanunu’nun 86a maddesi kapsamında değerlendirilen bu tür vakalar, demokratik düzeni koruma yasaları çerçevesinde titizlikle takip ediliyor. Dosya, siyasi saikli suçları incelemekle görevli olan Hamburg Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) devredildi. Yetkililer, özellikle kamusal alanlarda bu tür provokatif eylemlere karşı taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.
Yargı bu tür eylemlere taviz vermiyor
Almanya’da anayasa karşıtı sembollerin kullanımı ve aşırı sağcı eylemlere yönelik yargı süreçleri, ülkenin demokratik düzenini koruma yasaları çerçevesinde oldukça sıkı denetleniyor. Özellikle son yıllarda benzer vakalarda artış gözlemlenirken, Alman yargısı bu tür eylemlere tavizsiz bir yaklaşım sergileniyor.
Tren istasyonunda ırkçı hakaret ve yasaklı sembol
Geçtiğimiz aylarda Hamburg Merkez İstasyonu’nda (Hauptbahnhof) benzer bir olay yaşanmıştı. 45 yaşındaki bir şahıs, peronda bekleyen yolculara yönelik ırkçı hakaretlerde bulunmuş ve ardından Hitler selamı vererek bölgeden uzaklaşmaya çalışmıştı. Federal Polis (Bundespolizei) tarafından kısa sürede yakalanan şahsın, aşırı sağcı gruplarla bağlantısı olduğu tespit edilmiş ve hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan dava açılmıştı. Bu tür vakalarda mahkemeler genellikle para cezasının ötesinde, denetimli serbestlik veya hapis cezası gibi ağır yaptırımlara hükmedebiliyor.
Okul duvarlarına çizilen anayasa karşıtı semboller
Hamburg’un güney bölgesindeki bir okul binasına kimliği belirsiz kişilerce gamalı haç ve diğer yasaklı sembollerin çizilmesi, Eyalet Kriminal Dairesi’ni (Landeskriminalamt – LKA) harekete geçirmişti. Olayın ardından yapılan teknik incelemeler ve kamera kayıtlarının takibi sonucunda yaşları 18 ile 22 arasında değişen üç genç yakalanmıştı. Gençlerin “siyasi saikli mala zarar verme” ve “anayasaya aykırı örgütlerin sembollerini yayma” suçlarından yargılandığı süreç, Almanya’daki eğitim kurumlarında bu konudaki farkındalık çalışmalarının artırılmasına da ön ayak olmuştu.
Sosyal medya üzerinden yapılan propaganda takibi
Sadece fiziksel alanlarda değil, dijital dünyada da Alman emniyet birimleri sıkı bir takip yürütüyor. Geçtiğimiz yıl Hamburg savcılığı, sosyal medya hesapları üzerinden Nazi ideolojisini öven ve yasaklı sloganları paylaşan bir grup kullanıcıya yönelik şafak operasyonu düzenlemişti. “Nefret söylemiyle mücadele” kapsamında yürütülen bu operasyonlarda, dijital materyallere el konulmuş ve suçu sabit görülen kişilere yüksek miktarlarda para cezaları kesilmişti. Almanya Ceza Kanunu’nun (Strafgesetzbuch – StGB) 86a maddesi, bu tür içeriklerin paylaşımını açıkça suç sayıyor.


