Türkiye’den Avrupa Parlamentosu’na sert tepki

Ankara'dan Brüksel'e sert tepki: Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun Suriye ve inanç özgürlüğü konusundaki asılsız iddialar içeren kararlarını reddetti.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

ANKARA – Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye’ye yönelik asılsız iddialar içeren kararlarını kategorik olarak reddettiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, AP’nin dün (12 Şubat) kabul ettiği metinlerin Türkiye’nin bölgesel istikrar üzerindeki rolünü görmezden geldiği ifade edildi.

Suriye kararı gerçeklerle bağdaşmıyor

Dışişleri Bakanlığı, AP’nin “Suriye’nin Kuzeydoğusundaki Durum” başlığıyla kabul ettiği kararın, Türkiye’nin Suriye’nin toparlanması ve istikrar kazanmasındaki kritik rolünü hiçe saydığını belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Avrupa Parlamentosu’na, yanlış yönlendirilmiş ve kötü niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekleri, Suriye’nin ve Suriye halkının özlemlerini anlamak için daha fazla çaba göstermesini tavsiye ediyoruz.”

Yargı bağımsızlığı ve inanç özgürlüğü vurgusu

Parlamento tarafından kabul edilen “Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedef alınarak sınır dışı edilmesi” başlıklı karardaki iddialar da Ankara tarafından yalanlandı. Bakanlık açıklamasında, ülkede ifade ve din özgürlüğüne ilişkin öne sürülen iddiaların gerçeklerle çeliştiği ifade edildi.

Açıklamada, Avrupa Parlamentosu (AP) dahil hiçbir yabancı kurumun, Türkiye’de yürütülen adli süreçlere müdahale edemeyeceği belirtildi.

Türkiye-AB ilişkilerine zarar veren adımlar

Son dönemde Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini geliştirme çabalarının sürdüğü bir dönemde gelen bu kararların, “ilişkilerin ruhuna uygun olmadığı” belirtildi. Bakanlık, AP’yi Türkiye’nin iç işlerine karışma çabalarına alet olmak yerine, daha yapıcı adımlar atmaya çağırdı.

Avrupa Parlamentosu
Avrupa Parlamentosu

AP, Türkiye aleyhine hangi kararları aldı?

Avrupa Parlamentosu’nun 12 Şubat 2026 tarihli Strazburg genel kurulunda Türkiye ile ilgili kabul edilen iki ana kararda, Türkiye’nin Suriye politikası ve yabancı gazeteci ve Hristiyanların sınır dışı edilmesi iddialarına yer verildi.

Suriye’nin Kuzeydoğusundaki durum kararı

Bu karar, 363 kabul, 71 ret ve 81 çekimser oyla kabul edildi. Kararda öne çıkan maddeler şunlardır:

  • Suriye’nin kuzeydoğusunda sivillere yönelik şiddet olayları kınanarak, taraflara ateşkes kurallarına uyma çağrısı yapıldı.
  • Bölgedeki istikrarın siyasi geçiş süreci için şart olduğu vurgulandı.
  • Kürt toplumunun sivil ve eğitim haklarının tanınmasına destek verildi.
  • Türkiye dahil bölgesel aktörlerin, ateşkesi bozacak askeri operasyonlardan kaçınması talep edildi.

Yabancı gazeteci ve Hristiyanların sınır dışı edilmesi iddiası

Bu karar, 502 kabul, 2 ret ve 59 çekimser oyla kabul edildi. Kararın içeriğinde şu iddialar yer aldı:

  • AP, yabancı gazetecilerin ve Hristiyanların “ulusal güvenlik” gerekçesiyle sınır dışı edilmesini eleştirdi.
  • Özellikle N-82 ve G-87 tahdit kodlarının kullanımına son verilmesi çağrısında bulunuldu.
  • Karar metninde İsveçli gazeteci Joakim Medin ve İranlı bağımsız gazeteci Kaveh Taheri gibi isimlere yönelik yasal süreçlerin durdurulması istendi.

Suriye’nin kuzeydoğusunda insani kriz

Birleşmiş Milletler (BM) ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının raporlarına dayandırılan kararda, özellikle Kürt nüfusuna yönelik hak ihlallerine dikkat çekildi. Mezarlıkların tahrip edilmesi, cesetlere saygısızlık yapılması ve sivil yerleşim alanlarında güdümsüz mühimmat kullanılması gibi ağır suçlamalar raporda yer aldı. AP, Avrupa Birliği’ne (AB) bölgedeki insani yardımları artırma çağrısında bulundu.

Ateşkese tam destek ve Türkiye’ye çağrı

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye geçici hükümeti arasında varılan son anlaşmayı memnuniyetle karşılayan parlamenterler, Kürtlerin sivil ve eğitim haklarının tanınması gerektiğini vurguladı. Kararda, Türkiye dahil olmak üzere bölgesel aktörlerin askeri operasyonlardan veya silahlı grupları destekleyerek ateşkesi tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiği ifade edildi.

Etnik ve dini çeşitliliğin korunması şart

Suriye’nin geleceği için kapsayıcı bir siyasi geçişin önemine değinen milletvekilleri, şu toplulukların haklarının anayasal güvence altına alınmasını istedi:

  • Araplar ve Kürtler
  • Sünni, Şii ve Alevi toplumları
  • Hristiyanlar, Dürziler ve Ezidiler

Parlamento, Kürt toplumunun tam siyasi katılımının Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı için vazgeçilmez olduğunu belirtti.

DEAŞ’ın yeniden canlanma riski korkutuyor

Terör örgütü DEAŞ (Irak ve Şam İslam Devleti) bağlantılı tutukluların ve ailelerinin bulunduğu kamplardaki güvenlik zafiyeti AP’nin en büyük endişelerinden biri. Özellikle El-Hol ve El-Roj kamplarındaki Avrupa vatandaşı çocukların ivedilikle ülkelerine geri getirilmesi (repatriation), yetişkinlerin ise adil yargılanması gerektiği vurgulandı.

ABD’nin bölgeden çekilme kararını üzüntüyle karşılayan milletvekilleri, DEAŞ ile mücadelede kadın savaşçıların da dahil olduğu Kürt güçlerinin belirleyici rolünü hatırlatarak, AB’nin bu süreçte daha aktif sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

İran’da idam cezalarına karşı sert tepki

İran bölümünde ise son dönemde artan idam kararları ve temel hak ihlalleri kınandı. Parlamento, Tahran yönetimine idam cezalarının derhal durdurulması ve barışçıl protestoculara yönelik baskıların sonlandırılması için çağrıda bulundu. Ayrıca, Keyhan Velizade ve Şerife Muhammedi gibi isimlerin durumlarına dikkat çekilerek, siyasi tutukluların serbest bırakılması talep edildi.

Uganda’da “Eşitlik” vurgusu

Genel Kurul, Uganda’da yürürlüğe giren ve ağır yaptırımlar içeren Homoseksüellik Karşıtı Yasa’nın iptal edilmesini istedi. Milletvekilleri, cinsel yönelimleri nedeniyle kişilerin suçlu ilan edilmesinin uluslararası insan hakları hukukuna aykırı olduğunu belirtti.

AB kurumlarına stratejik çağrı

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Komisyonu ve Konseyi’ne, bu ülkelerle kurulan diplomatik ilişkilerde insan hakları şartlılığının ön planda tutulması gerektiğini bildirdi. Kabul edilen bu tavsiye niteliğindeki kararlar, AB’nin dış politika ve genişleme stratejilerinde önemli bir referans noktası teşkil ediyor.

Bu gerginlik, önümüzdeki günlerde Brüksel ile Ankara arasındaki diplomatik temasların seyrini etkileyebilir. Özellikle vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi stratejik dosyalar üzerinde çalışan tarafların, AP’nin bu tavrına karşı nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img