LEIPZIG – Federal Hükümet, ağır suçlara karışmış Afganistan vatandaşlarını ülkelerine geri göndermeye devam ediyor. Deutsche Presse-Agentur’un (dpa) edindiği bilgilere göre, salı gecesi Leipzig/Halle Havalimanı’ndan kalkan özel bir charter uçağı, sınır dışı edilen kişileri Kabil’e götürmek üzere havalandı.
Ağır suçlardan hüküm giyen 30 kişi gönderildi
Uçakta bulunan yaklaşık 30 kişinin, Almanya’da kalma zorunluluğu bulunmayan ve daha önce tecavüz, adam öldürme ya da cinsel taciz gibi ağır suçlardan hüküm giymiş erkeklerden oluştuğu bildirildi. dpa kaynakları, bu operasyonun arkasında Federal Hükümet ile Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban arasında sağlanan doğrudan bir anlaşma olduğunu aktardı.
Göçmen toplulukları ve sığınma politikaları üzerindeki etkileri
Bu tür kitlesel sınır dışı operasyonları, ülkede yaşayan Türk, Kürt ve diğer kökenlerden göçmen toplulukları tarafından da yakından takip ediyor. Suç işleyenlerin sınır dışı edilmesi kamuoyu güvenliği açısından desteklense de, sığınma hukukundaki bu tür sertleşmelerin genel göç ve entegrasyon politikalarına yönelik ön yargıları artırmasından endişe ediliyor. Özellikle radikal yapılarla masaya oturulması, göçmen dernekleri ve hak savunucuları arasında siyasi ve hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.
Sivil toplum kuruluşlarından insan hakları tepkisi
Hükümetin Taliban ile iş birliği yapması, insan hakları savunucuları tarafından sert şekilde eleştiriliyor. “We’ll Come United” adlı göçmen hakları inisiyatifinden Karla Hahn, konuyla ilgili yaptığı açıklamada insani değerlere dikkat çekti.
Hahn: Kim olursa olsun hiç kimse işkence riskinin olduğu bir yere gönderilemez
Karla Hahn, sınır dışı kararlarını eleştirerek, “Söz konusu kişinin kim olduğu önemsizdir; çünkü hiç kimse insanlık dışı gözaltı, işkence ve hatta ölüm tehlikesinin bulunduğu bir ülkeye sınır dışı edilemez” dedi.
Diplomatik tanıma olmadan pratik iş birliği
Berlin yönetimi, Afganistan’daki ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle Taliban rejimini resmi olarak tanımıyor. Ancak suçluların geri gönderilmesi gibi pratik süreçlerde, sahadaki yöneticilerle doğrudan temas kurulması dikkat çekiyor. Hükümet yetkilileri, bu adımların kamu güvenliğini korumak amacıyla atıldığını ve kararlılıkla devam edeceğini savunuyor.


