KARLSRUHE – Almanya’da Federal Adalet Mahkemesi (BGH), bugün (9 Mart 2026) aldığı kararla AstraZeneca aşı üreticisine karşı açılan tazminat davasında ezber bozan bir hükme imza attı. Mahkeme, aşı sonrası ciddi yan etki yaşadığını iddia eden davacıların, ilaç şirketinden kapsamlı bilgi alma hakları olduğunu onaylayarak alt mahkemenin kararını bozdu. Bu gelişme, Almanya’daki binlerce benzer dava için emsal teşkil edebilir.
Makullük kriteri hafifletildi
Davacı Pia Aksoy, 2021 yılında AstraZeneca’nın Vaxzevria aşısını olduktan birkaç gün sonra bir kulağında tamamen işitme kaybı yaşadığını belirterek hukuk mücadelesi başlatmıştı. Önceki aşamalarda Koblenz Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG), aşının yan etkiyle bağlantısının “yeterince kanıtlanmadığı” gerekçesiyle davayı reddetmişti. Ancak BGH, bu kararı aşırı katı bularak bozdu. Yüksek mahkeme, tazminat davası açılabilmesi için aşının zarara yol açtığının “kesin kanıtı” yerine, bunun “makul (plausibel) görünmesinin” yeterli olduğuna hükmetti.
İlaç şirketleri verileri gizleyemeyecek
Mahkemenin bu kararı, AstraZeneca’nın sahip olduğu tüm yan etki verilerini, vaka raporlarını ve araştırmaları davacı tarafla paylaşması gerektiği anlamına geliyor. BGH’ye göre, davacıların tazminat taleplerini gerekçelendirebilmeleri için önce şirketin elindeki bilgilere erişmeleri gerekiyor. Bilgi alma hakkının genişletilmesi, davacıların “silah eşitliği” ilkesi gereği dev ilaç şirketleri karşısında daha güçlü bir konumda olmasını sağlayacak.
Tazminat yolu açıldı mı?
Bugünkü karar doğrudan bir tazminat ödemesi anlamına gelmiyor; ancak davanın seyrini tamamen değiştiriyor. Dosya şimdi yeniden görülmek üzere Koblenz Yüksek Eyalet Mahkemesine geri gönderildi. Eğer AstraZeneca’nın sunacağı belgeler, işitme kaybı gibi yan etkilerin şirket tarafından bilindiğini veya risk analizlerinde yer aldığını gösterirse, davacının yüksek miktarda tazminat ve manevi tazminat alma ihtimali güçlenecek.
Almanya’da yaşayan göçmenler ve Türk toplumu için önemi
Almanya’da aşılama kampanyasının ilk dönemlerinde, özellikle öncelikli gruplarda yer alan birçok Türk vatandaşı ve göçmen kökenli birey AstraZeneca aşısı olmuştu. Bu karar şu açılardan kritik:
- Hukuki Başvuru Hakkı: Aşı sonrası benzer sağlık sorunları yaşayan ancak “ispatlayamam” endişesiyle dava açmayan göçmenler için bu karar yeni bir yasal zemin oluşturuyor.
- Sağlık Hakları Bilinci: Karar, bireylerin ilaç devleri karşısında yalnız olmadığını ve Alman hukuk sisteminin “bilgi alma hakkını” koruduğunu gösteriyor.
- Dil ve Bilgi Bariyeri: Şirketlerin sunduğu karmaşık tıbbi verilerin artık mahkeme yoluyla şeffaf hale gelecek olması, dil bariyeri nedeniyle haklarını aramakta zorlanan mağdurlar için süreci kolaylaştırabilir.



