Baden-Württemberg seçimlerinde AK Parti krizi!

Eski Bakan ve Ak Parti Milletvekili Mustafa Varank’ın Baden-Württemberg seçimleri öncesi yaptığı açıklamalar, Almanya'da tepkilere yol açtı. CDU'nun adayı Manuel Hagel, "seçimlere dış müdahale" dedi.

Yayın Tarihi:

Yayın Saati:

STUTTGART – Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Milletvekili Mustafa Varank’ın geçtiğimiz hafta sonu Esslingen’de katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamalar, Almanya’da siyasi gündemi hareketlendirdi. UID Württemberg’in Stuttgart’ta düzenlediği iftar programında konuşan Eski Bakan Varank’ın açıklamaları, Almanya’da tartışmalara neden oldu. Stuttgarter Zeitung’tan Emre Gökalp’ın haberine göre Varank, eyalet seçimleri öncesinde Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisine yakın mesajlar vererek, Türk kökenli seçmenlerin gücünü siyasi bir “baskı aracı” olarak kullanabileceğini ima etti.

Mustafa Varank UID Stuttgart
Mustafa Varank, UID Württemberg’in Stuttgart’ta düzenlediği programda konuştu. Fotoğraf: X/Türkiye in Stuttgart

“Bayrağa saygı göstermeyenlere oy vermeyeceğiz”

Konuşmasında 8 Mart’ta Almanya’da yapılacak seçimlere de değinen Varank, tüm vatandaşları sandığa gitmeye çağırdı. Oy kullanmanın önemine vurgu yapan Varank, “Türkiye’nin kendi vatandaşlarının bu ülkenin siyasetinde etkili olduğunu göstereceğiz” dedi. Vatandaşlara seslenen Varank, “Kimileri sizden oy isterken bu bayrağa saygı göstermiyorsa, kimileri şu iftar sofralarına gelmekten hicap ediyorsa, akıllı olacağız; onlara da oy vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Württemberg bölge teşkilatı tarafından 21 Şubat’ta düzenlenen iftar programında konuşan Varank, Almanya’daki Türk toplumunun seçimlerdeki etkisine dikkat çekti. AK Parti’nin yurt dışı lobisi olarak görülen UID’nin etkinliğinde yapılan bu konuşma, Alman kamuoyunda “Ankara’nın seçimlere müdahalesi” olarak değerlendirildi.

Seçmen gücü siyasi bir baskı aracı mı?

Stuttgarter Zeitung’un aktardığı bilgilere göre Varank, Almanya’da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insanın seçimlerde ağırlığını koyabileceğini belirtti. Bu nüfusun, Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi ilişkilerde bir “baskı unsuru” (Druckmittel) olarak işlev görebileceğini ima eden Varank, seçmenlere dolaylı bir sandık çağrısında bulundu.

Konuşmasında “Türk bayrağına saygı duymayanları desteklemeyin” ifadesini kullanan Varank’ın, bu sözlerle Türkiye hükümetine yönelik eleştirileriyle bilinen eski Federal Tarım Bakanı, Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir’i hedef aldığı öne sürüldü.

CDU adayı Manuel Hagel’e örtülü destek iddiası

Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise Varank’ın mesajlarının, Baden-Württemberg eyalet seçimlerinde CDU’nun başbakan adayı olan Manuel Hagel lehine bir destek olarak yorumlanması oldu. Daha önce de UID Başkanı Burak Şahin’in Hagel’e yönelik destekleyici ifadeler kullandığı hatırlatıldı.

Ancak Manuel Hagel, bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Seçimlerin sadece eyalet vatandaşlarını ilgilendirdiğini vurgulayan Hagel, dışarıdan gelebilecek hiçbir müdahaleyi kabul etmediklerini belirtti. Hagel, dışarıdan desteğe ihtiyaç duymadıklarını belirterek “Bizim bunlarla kesinlikle bir işimiz yok” dedi.

AK Parti ile Cem Özdemir arasındaki gerginliğin nedeni

Varank’ın isim vermeden kullandığı “Türk bayrağına saygı duymayanları desteklemeyin” ifadesinin doğrudan Cem Özdemir’i hedef aldığı belirtildi. AK Parti yönetiminin, geçmişten bu yana Özdemir’e karşı oldukça mesafeli ve eleştirel bir tutum sergilediği biliniyor.

Bu mesafenin temelinde, Özdemir’in geçmişte Türkiye’nin iç politikasına ve AK Parti hükümetine yönelik yaptığı sert açıklamalar ile “Türkiye’nin Almanya’daki seçim süreçlerine müdahale ettiği” yönündeki iddiaları yer alıyor. AK Parti kanadı, Özdemir’in bu tutumunu “Türkiye karşıtlığı” olarak nitelerken, bu gerilim Esslingen’deki son açıklamalarla birlikte eyalet seçimleri öncesinde yeniden su yüzüne çıktı.

Özdemir’in Türkiye-Almanya ilişkilerine yönelik eleştirel tutumu, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tasarısını desteklemesi ve Cizre ziyareti gibi çıkışları nedeniyle Ankara-Berlin hattında uzun süre gerginlik yaşanmıştı. Özdemir, Erdoğan yönetiminin politikalarını sıkça eleştiriyor.

Göçmen toplumu üzerindeki etkileri: Bölünme riski

Almanya’da yaşayan Türk ve diğer göçmen toplumları için bu tür açıklamalar, sosyal uyum ve siyasi temsil açısından farklı bir anlam taşıyor. Uzmanlar, Türkiye’deki siyasi kutuplaşmanın diaspora üzerinden Almanya’ya taşınmasının, buradaki göçmen toplumu içinde derin bölünmelere yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Özellikle Cem Özdemir gibi göçmen kökenli ve toplumun farklı kesimlerinin sorunlarına çözüm üretmeye çalışan siyasetçilerin bu tür söylemlerle hedef alınması, demokratik katılımı zayıflatma riski taşıyor. Göçmenlerin Almanya’nın asli unsurları olarak kendi iradeleriyle siyaset yapmaları beklenirken, dış kaynaklı yönlendirmelerin bu sürece zarar verebileceği ifade ediliyor.

Almanya’daki seçim süreçlerinin şeffaflığı ve yabancı aktörlerin etkisi, önümüzdeki dönemde de siyasetin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Seçimler başa baş gidiyor: CDU önde, Özdemir favori

Varank’ın bu açıklamaları, 8 Mart’ta yapılacak olan kritik Baden-Württemberg eyalet seçimlerine günler kala geldi. Güncel anketlere göre eyalette seçim yarışı adeta “başa baş” (Kopf-an-Kopf-Rennen) bir hal almış durumda. Son veriler, parti bazında Hristiyan Demokrat Birlik’in %27-28 bandıyla Yeşiller’in (%25) bir adım önünde olduğunu gösteriyor.

Ancak, “Eyalet Başbakanı kim olmalı?” sorusuna verilen yanıtlarda tablo değişiyor. Yeşiller’in adayı Cem Özdemir, halk nezdindeki popülaritesiyle CDU’lu rakibi Manuel Hagel’in açık ara önünde görünüyor. Anketlere katılanların yaklaşık %47’si Özdemir’i başbakan olarak görmek isterken, Hagel’e destek %25 seviyelerinde kalıyor. Bu durum, seçmenlerin partiden ziyade aday odaklı bir tercih yapabileceğine işaret ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer haberler

spot_img

Son haberler

spot_img