ABD Adalet Bakanlığı, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla anılan Jeffrey Epstein‘a ilişkin milyonlarca yeni dosyayı yayımladı. Bu, geçen yıl bu dosyaların açıklanmasını zorunlu kılan bir yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana hükümet tarafından paylaşılan en yüksek sayıda belge oldu. Kamuoyuyla üç milyon sayfa, 180 bin görüntü ve 2 bin video paylaşıldı.
Belgeler, ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak Epstein’la ilgili tüm belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını zorunlu kılan yasanın öngördüğü yasal sürenin son tarihinin üzerinden 6 hafta geçmesinin ardından açıklandı. Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, “Bugünkü yayımlama, Amerikan halkına şeffaflık sağlamak ve uyumu temin etmek amacıyla yürütülen son derece kapsamlı bir belge tespit ve inceleme sürecinin tamamlandığını göstermektedir” dedi.
Maxwell hakkındaki kayıtları da içeriyor
Dosyalar, Jeffrey Epstein’ın cezaevinde geçirdiği döneme ve tutuklu bulunduğu sırada ölümüne ilişkin ayrıntıların yanı sıra, Epstein’ın reşit olmayan kızların kaçırılmasına yardım etmekten hüküm giyen ortağı Ghislaine Maxwell hakkında yürütülen soruşturmalara ait kayıtları da içeriyor.

Belgelerde ayrıca Epstein ile yüksek profilli isimler arasındaki e-posta yazışmaları da yer alıyor.
10 yıl öncesine uzanıyor
E-postaların ve belgelerin birçoğu on yılı aşkın bir süre öncesine uzanıyor ve Epstein’ın hukukî sorunları sürerken kurduğu ilişkileri gözler önüne seriyor. Epstein, savcılarla yapılan tartışmalı bir anlaşmanın ardından 2008 yılında Florida’da 14 yaşındaki bir kızdan cinsel ilişki talep etmekten hüküm giymişti.
Ağustos 2019’da, geniş çaplı bir seks ticareti davası kapsamında hakkında yöneltilen suçlamalar nedeniyle cezaevindeyken ölmüştü.
Trump’tan yüzlerce kez bahsediliyor
ABD Başkanı Trump, yeni yayımlanan dosyalarda yüzlerce kez anılıyor. Trump, Epstein’la bir dönem dostluk kurduğunu ancak bu ilişkinin yıllar önce sona erdiğini söylüyor ancak Epstein’ın cinsel suçları hakkında herhangi bir bilgisi olduğunu reddediyor.
Yeni belgeler arasında, FBI tarafından geçen yıl derlenen ve kurumun Ulusal Tehdit Operasyon Merkezi ihbar hattına gelen aramalarda Trump hakkında dile getirilen iddiaların yer aldığı bir liste de bulunuyor. Bu iddiaların birçoğunun, ajansa ulaşan doğrulanmamış ihbarlara dayandığı ve destekleyici kanıt olmaksızın yapıldığı görülüyor.

Listede Trump, Epstein ve diğer yüksek profilli isimler hakkında çok sayıda cinsel istismar iddiası yer alıyor.
Son iddialar sorulduğunda, hem Beyaz Saray hem de Adalet Bakanlığı, yeni dosya grubuna eşlik eden bir basın bültenindeki bir ifadeye atıfta bulundu.
ABD Adalet Bakanlığı açıklamasında, “Belgelerin bir kısmı, 2020 seçimlerinden hemen önce FBI’a sunulan ve Başkan Trump’a yönelik gerçek dışı ve sansasyonel iddialar içermektedir” denildi.
Elon Musk ve Jeffrey Epstein’in yazışmaları
Epstein hakkındaki federal soruşturmaya ait yayınlanan dosyaların son bölümünde Epstein ile Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk arasında 2012 ve 2014 yılları arasında gerçekleşen konuşmalar ortaya çıktı.
Fortune’da yer alan habere göre, Epstein ve Musk arasındaki e-posta yazışmalarında ziyaret planlamaları, Epstein’in adasına davet ve Epstein’in birden fazla kadınla beraber SpaceX’e yapacağı bir ziyarete ilişkin konuşmalar yer alıyor.
Elon Musk’ın, daha önce Epstein’ın Little St. James adlı özel adasına gitmeyi reddettiği ve Epstein’ın “tuhaf biri” olduğunu bildiği yönündeki açıklamalarına rağmen, belgelerde Musk’ın bu ziyaretleri planladığı, tarih ve saatleri koordine ettiği ve helikopterle ulaşım ayarlamalarını konuştuğu çok sayıda örnek yer alıyor. Ziyaret gerçekleşip gerçekleşmediği ise belgelerde anlaşılmıyor.
“Parti planı var mı?”
Belgelerde, Musk’ın Epstein’le parti planı yaptığı da görülüyor. Musk, 25 Aralık 2012’de adaya davete yanıt olarak, “Herhangi bir parti planın var mı? Bu yıl akıl sağlığımın sınırına kadar çalıştım ve bu yüzden çocuklarım Noel’den sonra eve döndüklerinde, St Barts’ta ya da başka bir yerde parti ortamına girip biraz dağıtmak istiyorum” yazdığı görülüyor. Elon Musk ile Jeffrey Epstein arasındaki yazışmalar, Musk’ın Epstein’ın özel adasını ziyaret etmeyi defalarca gündeme getirdiğini ve buna yönelik planlar yaptığını gösteriyor.

25 Eylül 2012’de Epstein’in Musk’ı davet ederek, “Zaman bulursan gelip Karayipler’deki adamda beni ziyaret et. Arkadaşını ya da arkadaşlarını da getir. Kasım ve Aralık aylarının büyük bölümünde orada olacağım” yazdığı görülüyor. Musk ise aynı gün olumlu yanıt vererek, “Kulağa hoş geliyor, gelmeye çalışacağım” diyor.
Epstein’in üç kızla Space X ziyareti
Belgeler ayrıca, Jeffrey Epstein’ın Şubat 2013’ün sonlarında California’daki SpaceX’i ziyaret ettiğini gösteriyor. 22 Şubat 2013’te Epstein’ın asistanı Lesley Groff’un Elon Musk’a gönderdiği e-postada, “Üç kızın pasaportlarının kopyalarını sana gönderdim. Jeffrey kimliğini yanında getirecek” ifadelerini kullandığı görülüyor. Belgelerde, söz konusu kadınların kimliklerine yer verilmiyor, yaşları belirtilmiyor ve SpaceX ziyareti sırasında tam olarak ne yaşandığına dair bir açıklama da bulunmuyor.
“Birleşmiş Milletler Genel Kurul partisi” daveti
Belgelere göre, Jeffrey Epstein 2013 yılında New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dönemi yaptığı planlar hakkında Elon Musk ile iletişime geçti. Epstein, “New York için herhangi bir planın var mı? Genel Kurul açılışında eve gelen çok sayıda ilginç isim var” diye yazdığı görüldü.
Musk ise birkaç saat sonra daveti reddederek şu yanıtı veriyor: “İki karmaşık şirketin hem yönetimini hem de ürün tasarımı/mühendisliğini yürütüyorum. Ayrıca SpaceX, muhtemelen tarihin en gelişmiş roketini fırlatmak üzere. BM diplomatlarının hiçbir şey yapmadığını izlemek için New York’a uçmak zamanın akıllıca bir kullanımı olmaz”.
Epsteini Musk’a yanıt olarak davetini netleştirerek şu ifadeleri kullanıyor: “Şaka yapıyorum, 25 yaş üstü kimse yok ve hepsi çok tatlı.”
Bu konuşmada e-posta zinciri burada sona eriyor; sonrasında herhangi bir yanıt ya da katılıma dair bir bilgi bulunmuyor.
Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su da yer aldı
Daha ‘yaramaz’ olmak için sizden daha çok şey öğrenmeliyim
Epstein’e dair paylaşılan milyonlarca belge arasında İhlas Holding’in CEO’su Ahmet Mücahit Ören’in yazışmaları da yer aldı.

ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein belgeleri veritabanında yer alan belgelerde, İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören’in Epstein’in 20 yıl hapis cezası alan hükümlü suç ortağı Ghislaine Maxwell ile yazışmaları ortaya çıktı.
2004 tarihli konuşmanın çıktılarına göre ilk olarak Maxwell’in Ören’e “Bunu almayı dört gözle bekliyorum. Ayrıca bana kim olduğundan bahseden bir biyografini gönderebilirsen, bunu söylemekten nefret ediyorum ancak Richard (Branson) bir züppe ve sosyal statü avcısıdır.” ifadeleri yer alan bir mail gönderiyor.
Ören, Maxwell’e gönderdiği yanıtta şu ifadeleri kullanıyor:
“Hanımefendi,
işte Uluslararası Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nden Bay Branson’a yazılan mektup. Özgeçmişimi de ekledim. Yardımınız için minnettar kalacağım; onunla konuştuğunuzda veya herhangi bir tepki aldığınızda lütfen bana haber verin. Başka bir şeye ihtiyacınız olursa lütfen bildirin.
Çok sevgiler ve saygılar. A”
Maxwell, birkaç gün sonra Ören’e yanıtında şunu söylüyor: “Bunu Pazartesi günü halledeceğim ve seni haberdar edeceğim.”
Ören’in Maxwell’e teşekkür ettiği cevabında ise “Çok teşekkür ederim. Ayrıca daha ‘yaramaz’ olmazk çin sizden daha çok şey öğrenmeliyim” dediği görülüyor.
Epstein’in ortağı ve kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, 2022 yılında tutuklandı ve reşit olmayan kız çocuklarını istismar etmek ve insan ticareti yapmak suçlarından 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Maillerde adı geçen Richard Branson’ın da Virgin Group’un kurucusu bir milyarder olduğu biliniyor. ABD Adalet Bakanlğı’nın yayımladığı Epstein belgelerinde adı geçen Branson’ın bir mailinde Epstein’e “haremini getir” dediği görülüyor.
Ören açıklama yaptı: “O iğrenç adamla” hiçbir alakası yok
X hesabından konuyla ilgili açıklama yapan Ören, “Davos toplantılarından tanıdığım kişiden, Virgin firmasının sahibi Richard Branson ile bir iş konusunda tanıştırması için yardımını istiyorum” dedi. Ören, “Diğer sizin bahsettiğiniz o iğrenç adamla hiç bir alakası olmadığı açıkça ortadadır” ifadelerini kullandı.
Jeffrey Epstein olayı
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.


