İran’da 28 Aralık 2025’ten bu yana süren ve son iki haftada ülke geneline yayılan protestolar devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump göstericilere destek mesajı vererek Tahran yönetimini protestoculara yönelik şiddet konusunda uyardı. Bazı ABD medya kuruluşları, Washington’un İran’a yönelik askeri seçenekleri de değerlendirdiğini yazdı; ancak şu aşamada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı bildiriliyor.
Tahran’dan gelen yanıt ise sert oldu. Reuters’in aktardığına göre İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin olası bir saldırısı halinde İsrail ve ABD’nin bölgedeki üslerinin “meşru hedef” sayılacağını belirtti. Bu mesaj, gerilimin yalnızca İran içindeki protestolarla sınırlı kalmayıp bölgesel bir güvenlik krizine dönüşebileceği endişelerini artırdı.
Protestoların tetikleyicisi olarak ekonomik kriz ve para birimindeki sert değer kaybı öne çıkarken, eylemlerin zamanla daha geniş siyasi taleplere evrildiğine dair değerlendirmeler yapılıyor. İran yönetimi ise protestolarda dış güçlerin rolü olduğunu savunuyor; bu yaklaşım, hem iç kamuoyunu konsolide etmeye hem de dış müdahale ihtimalini caydırmaya dönük klasik bir kriz yönetimi refleksi olarak yorumlanıyor.
Can kaybı ve gözaltılara ilişkin veriler farklı kaynaklarda değişiyor. Reuters, ABD merkezli HRANA’nın 116 ölüm bildirdiğini aktarırken; AP, aktivistlerin en az 203 ölüm ve binlerce gözaltıdan söz ettiğini yazdı. Ülkede uygulanan internet kesintileri ve bilgi akışındaki kısıtlar, rakamların bağımsız biçimde doğrulanmasını güçleştiriyor.
Gerilimi tırmandıran iki başlık
Gerginliğin yükselmesinde iki kritik unsur öne çıkıyor. İlk olarak, ABD’nin söylemi ve “askeri seçenek” iddiaları Tahran’ın tehdit dozunu artırıyor. İkinci olarak ise İran’ın İsrail’i ve ABD’nin bölgedeki üslerini hedef gösterecek şekilde konuşması, olası bir yanlış hesaplamanın kısa sürede tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Bu nedenle uzmanlar, kısa vadede diplomatik mesajlar sertleşse bile sürecin sahada doğrudan çatışmaya dönüşmeden, daha çok “caydırıcılık dili” üzerinden ilerleme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor.


