DUISBURG – Duisburg Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kente ve göçmen toplumuna sağladığı uzun süreli katkılardan dolayı “Ehrenwappen in Gold” (Altın Onur Arması) ile ödüllendirilen sivil toplum gönüllüsü Bekir Sipahi, Alman medyasının ve bazı Ermeni kuruluşlarının hedefi haline geldi. Sipahi’nin yıllar önce Federal Meclis’in 1915 olaylarına ilişkin aldığı karara karşı çıkmasını öne süren çevreler ödülün geri alınmasını talep ederken, Sipahi yaşananları kendisine ve Türkiye’ye yönelik organize bir karalama kampanyası olarak nitelendirdi.
“20 binin üzerinde göçmenin sorununu çözdüm”
Ödülün ardından başlayan tartışmalar hakkında DeutschTürk’e konuşan Bekir Sipahi, kentte otuz sekiz yıldır aralıksız olarak sosyal ve siyasi çalışmalar yürüttüğünü vurguladı. Sipahi, “Duisburg’da birebir yirmi iki binin üzerinde insanımızın problemini çözdüm. Son otuz iki, otuz üç yılda buradaki Türk göçmenlerin sorunlarını çözmek için gece gündüz demeden ömrümü verdim. Vatandaşlarımızın aile birleşimi süreçlerinden günlük bürokratik sıkıntılarına kadar her anlarında yanlarında oldum. Bu ödül, verilen bu büyük emeğe karşı belediye meclisi tarafından layık görüldü” dedi. Kendisini bir “Türkiye sevdalısı” olarak tanımlayan Sipahi, yapılan eleştirilerin bu emeğe saygısızlık olduğunu ifade etti.
Karalama kampanyasına karşı örgütlü mücadele
Alman yerel basınında çıkan iddialara değinen Sipahi, hedef gösterilmesinin arkasındaki temel nedenin tarihi gerçekleri savunması olduğunu belirtti. Sipahi, “Osmanlı Türklerinin tarihinde hiçbir zaman soykırım olmamıştır. Geçmişte Balkanlar’da ve Birinci Dünya Savaşı’nda asıl zulmü Türkler görmüştür” şeklinde konuştu. Kendisine yönelik başlatılan bu karalama kampanyasını bertaraf etmek için Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Türk toplumu ile birlikte hareket ettiklerini söyleyen Sipahi, STK’lar ve dostlarıyla örgütlü bir şekilde hukuki ve toplumsal mücadele verdiklerini aktardı.
Medya ve Ermeni kuruluşlarından geri alma baskısı
Ödül töreninin ardından Alman basınında yer alan haberlerde ve Ermeni kuruluşlarının açıklamalarında, Bekir Sipahi’nin geçmişteki siyasi duruşu öne çıkarıldı. Özellikle Alman yerel basınında, Sipahi’nin Federal Meclis’in kararını tanımayan açıklamaları büyük puntolarla eleştirildi. Bu çevreler, Duisburg Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunarak Sipahi’ye verilen Altın Onur Arması’nın derhal geri alınması yönünde kamuoyu baskısı oluşturmaya başladı. Yaşanan bu gelişmeler, kentteki göçmen toplumu ile yerel idare arasındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Sipahi: Yılların emeğine saygısızlık yapılıyor
Hakkındaki iddialara ve karalama kampanyasına yönelik deutschturk.com’a özel açıklamalarda bulunan Bekir Sipahi, ödülün siyasi duruşundan ötürü değil, kentte geçirdiği 45 yıllık emeğin ve göçmenlere yönelik hizmetlerin sonucunda verildiğini vurguladı.
Sipahi, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Duisburg Belediyesi’nin vermiş olduğu bu onur için belediye meclisine teşekkür ediyorum. Ben bir Türkiye sevdalısıyım ve bunu bizi sevmeyen kesimler de çok iyi biliyor. Duisburg’da birebir 22 binin üzerinde insanımızın problemini çözdüm. Son 33 yılda buradaki Türk göçmenlerin sorunlarına zaman ayırmak, gece gündüz demeden çalışmak kolay bir süreç değildi. İnsanların evlilik işlemlerinden bürokratik engellerine kadar her alanda fedakarlıkla mücadele ettim. Şimdi ise bu verilen emeğe saygısızlık yapıyorlar. Türkiye’yi ve devletini seven bir insan olduğum için hem sosyal medyada hem de Alman basınında beni ve Duisburg Belediyesi’ni hedef noktasına koydular. Ancak biz doğru ve inançlı insanlar olarak dostlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte bu haksızlığa karşı örgütlü mücadelemizi sürdüreceğiz.”
“Asıl kendileri ırkçılık yapıyor”
Alman basınında çıkan eleştirilerin temelinde 1915 olaylarına bakış açısının yer aldığını belirten Sipahi, tarihi gerçeklerin çarpıtıldığını ifade etti. Osmanlı tarihinin adalet üzerine kurulu olduğunu dile getiren Sipahi, “Osmanlı Türkleri tarihinde hiçbir zaman hiçbir millete soykırım yapmamıştır, aksine adalet götürmüştür. Esas zulüm Balkan Savaşları’nda ve Birinci Dünya Savaşı’nda Türklere yapılmıştır. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın bile bu konudaki güncel açıklamalarında olayın Sovyetler Birliği döneminden kalma bir propaganda olduğunu ima eden yaklaşımları varken, Alman medyasının bu konuyu ısıtıp önümüze koymasını kabul etmiyorum. Bize ırkçılık suçlaması yöneltenler, asıl kendileri ırkçılık yapıyor” dedi.
Belediye meclisi kararının arkasında
Ödülün geri alınıp alınmayacağı yönündeki soruları da yanıtlayan Sipahi, Duisburg Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kurumsal bir yapı olduğunu ve alınan kararın arkasında durduğunu belirtti. Ödülden sonra belediyeden kendisine herhangi bir olumsuz dönüş gelmediğini ifade eden Sipahi, “Burası bağımsız bir kurum ve meclisin aldığı karar gerçektir, kimse geri adım attıramaz. Bu nişan benim için manevi olarak önemli olsa da biz bu kentteki göçmenler için sadece altın armayı değil, pırlantayı hak ettik. Ömrümüz camilerde, spor kulüplerinde ve sokaklarda vatandaşlarımızın sorunlarını çözmekle, büyük fedakarlıklarla geçti” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.


