KÖLN – Kuzey Amerika’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2026 FIFA Dünya Kupası’nda heyecan tüm hızıyla sürerken, D Grubu’nda yer alan Türkiye Milli Futbol Takımı’nın ilk maçta Avustralya karşısında aldığı 2-0’lık yenilgi, turnuva senaryolarını hareketlendirdi. Grubun diğer iddialı mücadelesinde ev sahibi Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Paraguay’ı net bir skorla mağlup etmesi, gruptaki dengeleri tamamen değiştirdi. Açılış macınnda puanla tanışamayan Türkiye ve Paraguay, gruptan çıkma iddialarını sürdürebilmek için gözlerini ikinci maca çevirdi.
Vincenzo Montella’nın tercihleri eleştiri oklarının hedefinde
Uzun bir aradan sonra yeniden dünya futbolunun en büyük sahnesine adım atan ay-yıldızlı ekibin Avustralya karşısındaki performansı, teknik direktör Vincenzo Montella’yı eleştirilerin odak noktası haline getirdi. Fizik gücü yüksek ve derinde hat kuran rakibe karşı Kerem Aktürkoğlu’nun uzun süre sahada kalması, buna karşın ceza sahası etkinliği yüksek olan genç forvet Deniz Gül’ün oyuna çok geç dahil edilmesi spor kamuoyunda geniş yankı buldu. Hücum hattında yaratıcılık eksikliği çeken millilerde, son dönemin parlayan yeteneklerinden Can Uzun’un skor aranırken hiç süre alamaması da taraftarlar ve yorumcular tarafından teknik heyetin hanesine büyük bir eksi olarak yazıldı.

Paraguay maçı tamam mı devam mı niteliği kazandı
İlk hafta maçlarının ardından puan tablosunda sıfır çeken iki ekip için 19 Haziran’da San Francisco Bay Area Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma adeta kader niteliği kazandı. Grubun diğer maçında ABD’nin turnuvaya fırtına gibi başlayarak Paraguay’ı sahadan silmesi, averaj dengelerini de doğrudan etkiledi. Türkiye’nin bir sonraki tur olan son 16 umutlarını canlı tutabilmesi için Paraguay karşısında mutlak galibiyet hedeflemesi gerekiyor. Bu mücadeleden alınacak olası bir yenilgi, gruptaki son maç öncesinde elenme riskini en üst seviyeye çıkaracak. Milliler, grubun son ayağında ise ev sahibi güçlü ABD karşısında sınav verecek.

Gurbetçiler maçı birlikte izledi
Duisburg kentindeki Ayasofya DİTİB Camii’nde de Dünya Kupası heyecanı yaşandı. Sabah namazının ardından camii lokalinde sosyal bir araya gelen gurbetçiler, A Milli Takım’ın Avustralya karşısındaki mücadelesini birlikte takip etti. Karşılaşma boyunca millilerin geliştirdiği ataklarda büyük heyecan yaşayan futbolseverler, kaçan pozisyonlarda ise üzüntülerini gizleyemedi. Özellikle Türkiye’nin değerlendiremediği fırsatlar sırasında zaman zaman büyük bir sessizlik hakim oldu. Karşılaşmanın son düdüğüyle birlikte gurbetçiler de diğer futbolseverler gibi büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak alandan ayrıldı.
Dünya Kupası mesaisi gurbetcileri ekran başına kilitledi
Amerika, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa düzenlediği turnuvanın saat farkı nedeniyle Avrupa zaman dilimine yansıyan geç saatleri, Almanya başta olmak üzere Avrupa genelinde yaşayan Türkiye kökenli göçmen toplumu için uykusuz gecelerin başlamasına neden oldu. İlk karşılaşmayı kahvehanelerde, Türk sivil toplum kuruluşlarının (STK) lokal organizasyonlarında ve evlerinde büyük bir heyecanla takip eden gurtbetçiler, mağlubiyetin ardından büyük bir burukluk yaşadı.
Göçmenlerin yoğun olarak işletmecilik yaptığı gastronomi ve hizmet sektörleri ise bu yoğun turnuva takvimine göre hazırlıklarını revize etti. Almanya genelindeki binlerce göçmen kökenli kafe, restoran ve nargile salonu, saat farkından ötürü gece saatlerine sarkan milli maç yayınları için özel izinler ve dev ekran organizasyonları (Public Viewing) düzenliyor. Esnaf temsilcileri, ilk maçtaki yenilgiye rağmen göçmen gençlerin milli takıma olan bağının çok yüksek olduğunu ve 19 Haziran’daki Paraguay karşılaşmasında mekanların tamamen dolacağını öngörüyor. Kültür dernekleri yetkilileri de bu büyük turnuvaların, Avrupa’daki çok kültürlü diaspora toplumlarını ortak bir heyecan etrafında birleştirmesi açısından ticari boyutunun ötesinde bir sosyal köprü vazifesi gördüğünü vurguluyor.


