BERLİN – ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde tamamen ve tehdit oluşturmayacak şekilde trafiğe açılmaması durumunda İran’ın enerji santrallerini vuracağını açıkladı. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden Cumartesi gecesi bir paylaşım yapan Trump, saldırıların “en büyük enerji santralinden” başlayacağını vurguladı. Trump’ın bu ültimatomu, bölgedeki gerilimi en üst seviyeye taşırken, askeri uzmanlar İran’ın balistik füze kapasitesindeki devasa artışın Avrupa için doğrudan bir tehdit haline geldiği konusunda uyarıyor.
Avrupa başkentleri İran füzelerinin doğrudan hedefinde
İran’ın son denemelerinde yaklaşık 4 bin kilometre menzile ulaşan bir balistik füze fırlatması, Batılı savunma stratejilerini temelinden sarstı. Eski İsrail Hava Savunma Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Ran Kochav, yaptığı değerlendirmede İran’ın daha önce 2 bin kilometre olan menzilini “bir gecede ikiye katladığını” belirtti.

Kochav, yörünge fiziği gereği bu füzelerin herhangi bir yönden saldırı gerçekleştirebileceğine dikkat çekerek, “Sonuç olarak Londra, Paris, Berlin ve diğer tüm Avrupa başkentleri artık inandırıcı bir İran tehdidi menzilinde bulunuyor. Avrupa, İran’ın balistik kapasitesini doğrudan bir kıtasal risk olarak ele almalıdır” dedi. Bu durum, özellikle Almanya’da yaşayan geniş göçmen nüfusu ve Avrupa genelindeki Türk toplumu için güvenlik kaygılarını yeni bir boyuta taşıyor.
Trump: En büyük enerji santralinden başlayarak vuracağız
Başkan Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın kaldırılması için belirlediği 48 saatlik sürenin ardından Amerikan ordusunun İran’ın enerji altyapısını “yerle bir edeceğini” (obliterate) ifade etti. Trump’ın belirlediği takvim, İran saatiyle 24 Mart sabahı 03.14’te (TSİ 02.44) sona eriyor.
Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana fiilen kapalı durumda. Bu durum küresel enerji piyasalarını sarsarken, petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasına neden oldu.
Tahran’dan misilleme tehdidi: Hürmüz tamamen kapatılacak
İran tarafı, Trump’ın tehditlerine sert yanıt verdi. İran Silahlı Kuvvetleri Merkezi Karargahı (Khatam al-Anbiya), ABD’nin enerji santrallerini hedef alması durumunda Hürmüz Boğazı’nın “tamamen kapatılacağını” duyurdu. Tahran ayrıca bölgedeki tüm enerji altyapısını, bilgi teknolojilerini ve Amerikan hissedarı olan tüm şirketleri hedef alacağını ilan etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD’nin tehditlerini “çaresizlik göstergesi” olarak nitelendirdi. Pezeşkiyan, “İran’ı haritadan silme hayali, ulusumuzun iradesi karşısında duyulan çaresizliği gösteriyor” dedi.
Almanya’da güvenlik tartışması: Arrow-3 sistemleri yeterli mi?
İran’ın artan füze menzili, Almanya’nın savunma kapasitesini de gündeme getirdi. Tuğgeneral Kochav, Birleşik Krallık gibi ülkelerin kara tabanlı gelişmiş savunma sistemlerinden yoksun olduğunu, ancak Almanya’nın 2025 sonunda faaliyete geçen Arrow-3 bataryaları ile daha avantajlı bir konumda olduğunu belirtti.
Buna rağmen, NATO ve Avrupa Birliği (AB) genelindeki savunma kapsamasının, koordineli ve uzun menzilli füze saldırılarına karşı hala yetersiz ve dengesiz olduğu uyarısı yapıldı. Uzmanlar, Avrupa için “stratejik kayıtsızlık döneminin sona erdiğini” vurguluyor.
İsrail’de nükleer tesis yakınlarına füze saldırısı
Gerilimin bir diğer ayağında ise İran’ın İsrail’in güneyindeki Arad ve Dimona kentlerini hedef alan saldırıları yer alıyor. Balistik füzelerin, nükleer bir tesisin yakınında bulunan bu yerleşim yerlerine isabet etmesi sonucu 175’ten fazla kişi yaralandı.
Başbakan Friedrich Merz, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek müttefiklerle eşgüdüm mesajı verirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırıya uğrayan Arad kentini ziyaret etti. Netanyahu, “Alarm ile füzenin düşmesi arasında 10 dakika vardı. Can kaybı olmaması bir mucize” diyerek vatandaşları sığınaklara inme konusunda uyardı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Dimona’daki nükleer tesiste herhangi bir hasar veya radyoaktif sızıntı tespit edilmediğini bildirdi.
İran ve ABD arasındaki bu gerilimin, önümüzdeki 48 saat içinde küresel bir enerji krizine veya daha geniş çaplı bir askeri çatışmaya evrilip evrilmeyeceği dünya kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.



