BERLİN – Almanya’da yürürlüğe giren yeni vatandaşlık yasasının ardından gelen rekor başvuru sayıları, federal siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partilerinden oluşan Birlik Partileri (CDU/CSU) kurmayları, mevcut vatandaşlık şartlarının zorlaştırılmasını talep ediyor. Muhalefet kanadı ise bu talebe sert tepki gösteriyor.
Vatandaşlık için bekleme süresi yeniden sekiz yıla çıkabilir
Hükümet ortakları tarafından daha önce yürürlüğe konulan reformları eleştiren CDU/CSU Federal Meclis Grubu İç Politika Sözcüsü Alexander Throm, “die Welt” gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. Throm, “Önceki hükümetin vatandaşlık reformundaki en kötü düzenlemeyi, yani sadece üç yıl sonra sağlanan ‘turbo vatandaşlık’ imkanını ortadan kaldırmayı başardık” diyerek mevcut yasal altyapıya yönelik adımların sinyalini verdi.
İç politika sözcüsü, Almanya’da pasaport alabilmek için gerekli olan ikamet süresinin yeniden sekiz yıla çıkarılmasını ve genel bir hak haline getirilen çifte vatandaşlık uygulamasının sınırlandırılmasını talep ediyor.
Çifte vatandaşlık hakkına kısıtlama kapıda
Birlik Partileri, özellikle Almanya’da yaşayan Türk toplumu başta olmak üzere milyonlarca göçmeni yakından ilgilendiren çifte vatandaşlık hakkına yönelik istisnaların yeniden daraltılmasını savunuyor. Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda, son dönemde kolaylaşan vatandaşlık süreçleri yeniden zorlaşacak ve başvuru sahiplerinin daha uzun süre beklemesi gerekecek.
Muhalefetten sert tepki: Bu öneri topluma bir tokat
CDU/CSU kanadından gelen bu sertleştirme taleplerine, muhalefette yer alan Sol Parti (Die Linke) sert bir dille karşı çıktı. Sol Parti Göç Politikaları Sözcüsü Clara Bünger, muhafazakar politikacıların bu çıkışını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu öneriler, yıllardır burada gece gündüz demeden çalışan ve çoktan bu toplumun birer parçası haline gelmiş olan tüm insanların yüzüne atılmış bir tokattır.”
Vatandaşlık süreçlerinde yaşanabilecek bu olası değişikliklerin, önümüzdeki günlerde Federal Meclis (Bundestag) gündeminde daha yoğun tartışmalara yol açması bekleniyor.


