KÖLN – Son yıllarda üst üste gelen krizler Alman ekonomisini sarsmaya devam ediyor. Alman Ekonomi Enstitüsü’nün (Institut der deutschen Wirtschaft – IW) yaptığı son hesaplamalara göre, 2020 yılından bu yana yaşanan ekonomik kayıpların toplamı yaklaşık bir trilyon euroya yaklaştı. Altı yıllık süreci kapsayan veriler, Alman ekonomisinin fiyat artışlarından arındırılmış değerle yaklaşık 940 milyar euroluk bir katma değer kaybı yaşadığını ortaya koyuyor.
Ekonomik kayıplar bir trilyon euro sınırında
IW tarafından açıklanan veriler, Almanya’nın içinde bulunduğu “sürekli kriz” (Dauerkrisen) döneminin daha önceki ekonomik krizlerin etkilerini geride bıraktığını gösteriyor. 2020 yılında başlayan Koronavirüs (Kovid-19) pandemisi ile tetiklenen süreç, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) izlediği çatışmacı ticaret politikalarıyla derinleşti. Bu durum, Alman ekonomisinin potansiyel büyüme performansının çok altında kalmasına neden oldu.

Çalışan başına 20 bin eurodan fazla kayıp
Ekonomik durgunluğun faturası yalnızca makro verilerle sınırlı kalmadı. Enstitü raporuna göre, yaşanan bu devasa kayıp çalışan nüfusa oranlandığında çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Almanya’da her bir çalışan başına düşen katma değer kaybı 20 bin eurodan fazla bir meblağa denk geliyor. Bu rakam, krizlerin hane halkı refahı üzerindeki doğrudan etkisini de gözler önüne seriyor.
Ticaret savaşları faturayı kabarttı
Toplam kaybın yaklaşık dörtte birinin yalnızca geçtiğimiz yıl (2025) gerçekleşmiş olması dikkat çekiyor. Geçen yıla damgasını vuran ABD ile girilen gümrük vergisi anlaşmazlıkları ve ticaret kısıtlamaları, ihracata dayalı Alman ekonomisine ağır darbe vurdu. IW uzmanları, mevcut yüklerin geçmişteki ekonomik durgunluk dönemlerine göre çok daha “olağanüstü” ve kalıcı olduğu konusunda uyarıyor.
Krizlerin nedenleri ve yapısal etkileri
IW analistleri, Alman ekonomisindeki bu büyük kaybın üç temel sacayağına dayandığını belirtiyor:
- Pandemi süreci: Tedarik zinciri kopmaları ve kapanmaların getirdiği üretim kaybı.
- Jeopolitik gerilimler: Rusya-Ukrayna savaşıyla artan enerji maliyetleri ve belirsizlikler.
- Küresel ticaret çatışmaları: ABD’nin korumacı politikaları ve gümrük vergisi tartışmaları.
Bu veriler, Almanya’nın küresel pazardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için yeni bir ekonomik stratejiye olan ihtiyacını bir kez daha gündeme getiriyor.


